Myspace layouts

Myspace layouts

ARTIK BENDE BU ALEMDEYİM - Blogcu

Bu site Canlı TV tarafından desteklenmektedir.



ARTIK BENDE BU ALEMDEYİM

  • 6/1/2008 - TÜM ÜLKÜCÜLERE SELAM OLSUN
  •  























    myspace layouts, myspace codes, glitter graphicsşehitler ölmez vatan bölünmez

      
    Ne Mutlu Türküm Diyene!

     

                                                                                        

    Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us
                               

                        Image Hosted by ImageShack.us 



     




    TURANCILIK ÜLKÜMÜZ
    DİLLERDEDİR TÜRKÜMÜZ
    OSMANLIDIR öZÜMÜZ
    VATAN İçİN öLÜRÜZ




    bozkurt_02.jpg
    KONYADAN CAMİ RESİMLERİ
    Konyadan Tarihi Bir Cami
    Selimiye Camii Konya
    Selimiye Cami Konya
    Konya Selimiye Cami Önden Görünüm
    Selimiye Camii Konya
    KONYA...... HZ. MEVLANA TÜRBESİ
    Mevlana - Konya
    dost sitelerimizden biri girin görün     http://www.bozkir.org
    http://78karabuklu37.blogcu.com/


    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 6/1/2008 - YANLIZKURT KENAN BEY






  • KOMİK RESİMLER
     








    Yanlızlığı seçtik........



    BUNLARI ANCAK BİZ TÜRKLER YAPARIZ YURDUM İNSANI CILGIN TÜRKLER.......

    Otobüs şoförü yandaki kazaya bakarken otobüsü devirdi Altı ölü...

    * Malatya'da hırsız çaldığı malları koyduğu yerde bulamayınca polisi aradı!...

    * 73 yaşındaki dede ineğe tecavüz ederken yakalandı...

    * Show TV'nin Kaçak adlı yarışmasındaki kaçan adam Bursa'da kendisini gören 10 kadar işgüzar tarafından Kaçak lan bu, denilerek dövüldü...

    * Diyanet işleri eski Başkanı ve eski Devlet Bakanı Dr. Lütfi Doğan kadınların ne hissettiğini anlamak için evinde türbanla dolaştığını açıkladı...

    * Tansu Çiller Kırklareli halkına Allah'ı size emanet ediyorum, diye seslendi...

    * Televole ekibi taaa Kıbrıs'a kadar giderek Çağla Şikel'in mesajında adı geçen tostu yapan makineyi buldu...

    * Bıçaklanan adamı arkadaşları beş dakika mesafedeki İzmit Devlet Hastanesi yerine Tanıdık doktor var, diyerek Gölcük'e götürürken yolda can verdi...

    * Kurban Bayramı'nın daha ilk dakikalarında 103 kişi kendini yaraladı, bir tosun da 5. kattan düştü. Japon turistler sokaklarda kurban kesen Türkleri kameralarla kaydetti...

    * Evine gelen elektrik faturasını gören Kemal Derviş Bu faturalar herkese böyle mi geliyor Bu millet buna rağmen isyan etmiyor ha. Türkiye'de isyan çıkmayacağına inandım, dedi...

    * Bursa'da Umut Semerci adlı genç Bir Çift Yüreki okuyup Aborjinlere katılmak üzere evden kaçtı...

    * Bir adam halay çekerken kendini bıçakladı...

    * İstanbul Büyükşehir Belediyesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için düzenleyeceği şenliğe çağıracağı adları açıkladı Tecavüzden hapis yatan Doğuş ile kadın dövmeyi savunan İbrahim Erkal...

    * Bülent Ecevit dramatik bir tonla Barış değil savaş istiyoruz, dedi, aynı gün Tayyip Erdoğan'ın sürç-ü lisanı Kürdistan oldu...

    * Yozgat'ta McDavut's adıyla köftecilik yapan adama McDonald's uyarıda bulundu. Köfteci McDonald's'a bir zarar verdiysek özür dileriz, dedi...

    * Diyarbakır'da DGM katibi ile odacısı yargıcın kaşesi ile mührünü kullanarak Avrupa'ya iltica etmek isteyenlere para karşılığı gıyabi tutuklu ve PKK'li belgesi verirken yakalandı...

    * Rize ve Giresun'da iki kişi kendi kestikleri ağacın altında kaldı...

    * Bartın'da 34 yaşında bir adam ahır kapısına bağladığı kuzuya tecavüz ederken yakalandı...

    * Konya'daki bir markette avakadonun yanında kullanma klavuzu verilmeye başlandı...

    * Trabzon'daki bir çiftin kızlarına her gün önünden geçtikleri GiMA marketin adını verdikleri ortaya çıktı...

    * Tunceli'de 3000 kişi birahanede çalışan 8 kadına karşı yürüdü...

    * Nuri Ergin Şambabası, satanist, anafo, sanal Pokémon, kınalı kuzum, Ciguli, Marziye benzetmeleri yaptığı Alaattin Çakıcı ile barışabileceğini söyledi...

    * Kümes Hayvanları Derneği adı altında horoz dövüştüren gruba Hayvan Dostları Derneği baskın yaptı, 4 kişi yaralandı...

    * Urfa'da iki çete 13 yaşındaki usta kapkaççı M.Y'yi transfer etmek için otomobil önerdi, kavga çıktı, 11 kişi tutuklandı...


    * Sheraton Otel faturası Zekeriya Beyaz'ın erotik yayın yapan Pay TV'yi izlediğini ortaya koydu. Televizyonu açtığında porno yayınla karşılaştığını savunan Beyaz Dört kişi ne yapıyorlardı öyle, insan insanlığından çıkıyor vallahi, dedi...

    * Kayseri'de Ben Cebrailim (Azrail bile değil!) hepinizin canınızı alacağım, diyerek tehditler savuran adam çevresinden 200 milyon Lira haraç aldı...

    * Sinop'ta bomba dersi veren bir adam gerçek bomba ile verdiği derste pimi açık unutunca yaralandı...

    * İngiltere'de bir midilliye tecavüz ederken pantolon ve cüzdanını düşüren Tuncay Özcan polise soygun ihbarı yaptı. Ancak DNA testi skandalı ortaya çıkardı...


    * Bursa'da iki adam uzun yolculukta tek kapılı arabada arkada oturan ve sürekli tuvalet ihtiyacı duyan arkadaşlarını başını mermere vurarak öldürdü...

    * Bursa'da bir adam fabrikada çayına çis karıştırıp şaka yapan üç arkadaşını pompalı tüfekle öldürdü...

    * Gaziantep'te bir adam yavru kazını yiyen kediyi pompalı tüfekle vurdu, kedinin sahibi de döner bıçağıyla adamı öldürdü...


    * Silifkeli Ünal Pişirgen inek makedinin içine koyduğu soğutucudan sağdığı ayrana inek kola adını verdi...

    * Vanlılar köy-kent projesi için gelen Dünya Bankası yetkililerine Biz kent istemiyoruz, inek verin yeter, dedi...

    * Bursa'da bir adam diğerini sol eliyle çorba içtiği için öldürdü.

     

    * Adanalı seyyar lokantacı Osman Çakmak zabıtadan kaçmak için büfesini raylı sistemle taşıdı...

    * Kıyısında içtiği Sapanca Gölü'nü o kafayla yüzerek geçeceği iddiasına giren Ali Pehlivan boğuldu...

    * Konya'da akıl hastaları hasta bakıcının anahtarlarını çalarak kaçtı...


    * Giresun'da çarpışan otomobillerde kavga çıktı bir ölü, iki yaralı...

    * Giresun'da cami avlusunda iskambil oynayan kardeşleri uyaran müezzin öldüresiye dayak yedi...

    * Adana'da döner ustası Yunus Şen dürümün içindeki eti az bulan müşterisince öldürüldü...

    * Sarhoş olup beş ay önce tasındığ evi kendi evi zannederek içeri giren, rahat rahat televizyon seyreden adam ev sahiplerinden yediği dayak nedeniyle öldü...

    * Adana'da oğlunun sünnet düğününde hep aynı şarkıyı çaldıran grupla tartışan adam bir kişiyi öldürdü...

    * iki komsu kadın TV sesinin yüksekliği nedeniyle gündüz kavga ettiler, gece de esleri kavga etti, bir ölü...

    * Gaziosmanpaşa'da üç kafadarın 370 metrelik elektrik kablosuyla yaptıkları ışıklı uçurtmayı halk UFO sandı...

    * Rize'de boşanmadaki mal paylaşımında kavga çıktı Bir ölü, beş yaralı...

    * İzmit'te Ahmet Üstün'ü kaçırdığı genç kızın yakınları önce dövdü, sonra da iki saat boyunca kırmızı bez parçalarından yapılan bir dansöz kıyafeti ve topuklu ayakkabılarla mahallede oynattı...

    * Kolici katil tahliye talebi reddedilince yargıca saatini fırlattı...

    * Konya'da biri cami avlusuna krizde bakamadığı gerekçesiyle hamster bıraktı...

    * Cihangir Parkı'nda Keje adlı dizinin çekimlerinde rol gereği biri bıçaklandı. Tinerci Adil Çalışkan Güçsüz birine saldırmak olur mu, diyerek iki kameramanı kalçasından bıçakla yaraladı...

    * BBG üçüncü dönem birincisi Kaan'ın annesi İstanbul ikinci bölgeden bağımsız milletvekili adayı oldu, oğlunun fotoğrafıyla dolaşıp Bu çocuğu ben yetiştirdim, diyerek oy istedi...

    * Eskişehir'de taraftarlar derneği başkanı Deniz Yılmaz'ı gözaltına alındı. Polis Yılmaz'ın kendini duvara vurup akciğerlerini patlattığını kaburgalarını kırdığını açıkladı...

    * Erzincanlılar Arçelik reklamında korkak bir bekçiyi canlandıran Şafak Sezer'e kızınca oyuncu özür diledi...


    * Samsun'da bir genç silahla Atatürk büstünü rehin aldı. Ertesi gün de büste çiçek koydu...


    KADIN VE ERKEK  REKABETİ

    Kadın: Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değişmiyor
    Erkek: Sizin kişiliğiniz beraber olduğunuz erkeğin cüzdan gücü ile değişiyor

    Kadın: Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması yada bir aracın bizi sollaması hiçbir şey ifade etmez
    Erkek: Bizim için de çevremizde diğer hemcinsimizin sahip olduğu mücevherat veya üzerindeki pahalı giysi hiçbirşey ifade etmez

    Kadın: Kas olacak diye bir zorunluluğumuz yok
    Erkek: Selüloitler olmayacak gibi bir zorunluluğunuz var ama...

    Kadın: Aşık oluyoruz korkmadan.
    Erkek: Biz de oluyoruz.... azıcık ödümüz patlıyor ama sebep olanlar UTANSIN

    Kadın: Evde, oturup kepekti kirdi dökmeyiz..
    Erkek: Küvetteki, lavabodaki, yataktaki ve yemekteki saçların çoğu size ait.

    Kadın: Her sabah tıraş olmak zorunda değiliz.
    Erkek: Valla ben tıraş olmayı ağda yaptırmaya tercih ederim şahsen.

    Kadın: Biri birimizin ağzını yüzünü kırdığımız sporlar yapmıyoruz.
    Erkek: Vahşi bakışlarla birbirinizin gözünü oyduğunuz kıskançlık, haset, çekememe sporlarıyla yeterince uğraşıyorsunuz.

    Kadın: Hiç iki kadının silahla oynarken birbirini vurduğunu duydunuz mu?
    Erkek: Hiç iki erkeğin "aman tanrım benim elbisemin aynısını giymiş" diye mahvolduğunu duydunuz mu?

    Kadın: Horlamıyoruz
    Erkek: Halt etmişsiniz, hatta hıçkırmıyor, geğirmiyor ve hapşırmıyorsunuz da. Yoksa siz insan değil misiniz?? Size Afrodit diyebilir miyim?

    Kadın: Az bildiğimiz bir şey üzerinde çok fazla konuşabiliriz.
    Erkek: Yani çok konuşup hiç bir şey söylemezsiniz

    Kadın: Birbirimize eşek şakaları yapma adetimiz yoktur.
    Erkek: Çevrenizde ki diğer hatunlar hakkında senaryo dedikodular üretme alışkanlığınız var ama

    Kadın: TÜKÜRMEYİZ
    Erkek: KIRITMAYIZ!!

    Kadın: Sanat eserlerinin %90'ı kadınlardan esinlenilmişdir.
    Erkek: Sanat eserlerinin % 90'ı erkekler tarafından yapılmışdır.

    Kadın: Uzağa işeme, uzağa tükürme, yüksek sesle geğirme gibi aptalca karizma krikolarımız yok
    Erkek: Ortamın en güzeli olma, en zayıf olma, en pahalı giyineni olma, en zengin kocayı bulma gibi krikolarınız var ama

    Kadın: Askere gitmiyoruz
    Erkek: Hamile kalmıyoruz

    Kadın: Kol saatimiz de aynı zaman da hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olması gerekmiyor.
    Erkek: Çantamızda ruj, allık, pudra, yedek çorap,ıslak mendil, vs taşımamız gerekmiyor.

    Kadın: Doğum günü, evlilik yıldönümü gibi özel günleri parmağımıza kırmızı iplik bağlamadan da hatırlayabiliyoruz
    Erkek: Ütüyü fişde, yemeği ocakta, arabanın anahtarını kontakta unutmuyoruz. Bunlar daha faydalı.....

    Kadın: Ortalıkta alakasız her türlü nesne ve sözcükten cinsel çağrışımlar çıkarıp günün yarısını seks düşünerek geçirmeyiz...
    Erkek: Valla geyik olsun diye yapıyoruz. Hem siz günün yarısını güzelleşmeğe çalışarak geçiriyorsunuz. HANGİ AMAÇLA : ))
    SİZCE KİM HAKLI BAYANMI ERKEKMİ YORUM SİZİNNNNNN

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 6/1/2008 - Bozkır Ulaşım Bilgileri
  • KONYA BOZKIR RESİMLERİ.....


    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın
    Tam boy görünüm için tıklayın








    Demir Köprüden Önceki; Ağaç Köprü, Tekel ve Orman Daireleri,
    Ziraat Bankası ve İşyerlerinin Bulunduğu Belediye Binasının Eski Hali


    Şu Andaki Atatürk Anıtı’nın (2002) Karşısında Bulunan Eski
    Bozkır Hükümet Konağı’nın Yıkılmadan Önceki Hali


    Şu Andaki (2002) Belediye Düğün Salonunun Yerindeki
     İlk Mektep Olarak Tabir Edilen Okul Binası


    Cumhuriyet Meydanı’nın Kuzey Cephesinde Eskiden Bulunan
    İşyerleri (Kasaplar, Manifaturacılar, Bakkallar gibi)


    Tarihi Belediye Konağı, Merkez Camii ve Çarşamba Köprüsü


    KONYA BOZKIRLILARIN KULLANDIKLARI BAZI KELİMELER

    Bozkır' daki insanların günlük hayatlarında kullanmış oldukları konuşma dilleri, Türkiye Türkçesi' nin; saflığına, arılığına, sadeliğine, temizliğine ve duruluğuna ülkemizdeki en güzel örneklerden birisi olması açısından önem arz etmektedir.
    Bozkırlıların günlük hayatta kullandıkları konuşma diline ait tespiti yapılabilen kelimeler aşağıda alfabetik şekilde sıralanmıştır.

    A
    Aarı (Añarı) :Boyunca, hizasınca, takip ederek
    Aba :Abla
    Abdıl :Avlu
    Absab :Çamaşır
    Acans :Ajans, haber.
    Accık :Azıcık.
    Ağa :Ağabey.
    Ağı :Zehir
    Ağşam :Akşam.
    Ahmat :Ahmet
    Alettirik :Elektrik.
    Alı :Ali
    Alıç :Yabani elma
    Alık :Merkebin üstüne atılan paçavra.
    Allehem :Galiba, herhalde.
    Allengirli :Gösterişli, dolaşık anlamlarında kullanılır.
    Alma :Elma.
    Ana :Anne.
    Anamil :Annemgil.
    Angışmak :Tırmanmak.
    Annaç :Karşımda, yamacımda.
    Arık :Küçük su yolu.
    Armıt :Armut.
    Aş :Yemek
    Aşna :Haşarı, yaramaz.
    Aspap, asbap :Elbise.
    Atgı :1-Kaşkol, 2-Harman aleti.
    Avar :Sebzelik.
    Avgas :Suyun önüne çekilen küçük set.
    Aydaş :Zayıf kalmış, gelişmemiş.
    B
    Baç :Hayvan pazarında Belediyece hayvan alım satımlarındaki vergi.
    Babıç :Ayakkabı
    Babamil :Babamgil
    Badılcan :Patlıcan
    Bağırtlak :Boyuna, bağıra dolanan böz örtü.
    Bahalı :Pahalı
    Baklavu :Baklava.
    Bangga :Banka
    Barı :Yığılma, bir yüzeyde birikme.
    Barnak :Parmak.
    Basındık :Bastık
    Batırık :Bulgur veya düğüden yapılan mahalli bir yemek türü.
    Batma :Çeşmelerin önündeki küçük havuz
    Batman :Eskiden, iki-sekiz okka arasında değişen ağırlıklara verilen
    Ağırlık ölçüsü birimidir. (1 Okka = 1.283 gram)
    Bazar :Pazar
    Bayam :Badem
    Beğensimemek :Beğenmemek.
    Belik, Belinik :Bölünük, bölünmüş.
    Beneğarı :Düne göre daha iyi.
    Beketmek :Kapatmak (tencere, çömlek gibi şeyleri.)
    Beldenat :Dişli harman aleti.
    Beze :Yufka açmak için hamurdan koparılan yumurta büyüklüğündeki parça.
    Bicama :Pijama.
    Bicik :Göğüs, meme
    Bidik,bittik :Mayalı ekmek.
    Birki :Sanki.
    Birerleş :Birlikte, yardımlaşarak.
    Bistancık :Kertenkele yavrusu
    Bişek :Yayık aleti.
    Bişi :Tavada yapılan hamur kabartması.
    Bişirgeç :Ekmeği sac üstünde çevirmeye yarayan ağaçtan alet.
    Bitik :Pekmezin kristalleşmiş hali
    Boduç :Orta boyla su testisi.
    Bohca :Köy ihtiyar heyetinin köylüden aldığı bir çeşit vergi adı.
    Boranı :Pancar ve kabaktan yapılan yemek.
    Böcü :Böcek.
    Böğelek :Meyve ağaçlarında görülen bir hastalık türü.
    Böğet :Set, barikat
    Böğün :Bugün.
    Böyrek :1-Börek 2-Böbrek anlamlarında kullanılmaktadır.
    Böyü :Akrep
    Böyüğana :Büyükanne.
    Bula :Dişi piliç
    Bullar :Buralar.
    Buñ :Sıkıntı, darlık.
    Bungar :Pınar
    Buturak :Dikenli bir bitki tohumu.
    Buzavu :Buzağı.
    Büber :Biber
    Bülüç :Piliç.
    Bürlü :1-Bütünce, 2-Örtülü.
    C-Ç
    Canavar :Dar anlamda kurt
    Cevüz :Ceviz
    Cerge :İlkel çadır.
    Cezir :Havuç
    Cıbıl :Zayıf
    Cığa :Süslü gelin başı
    Cıplanmak :Soyunmak.
    Cırcır :1-Fermuar 2-Patoz anlamlarında kullanılmaktadır.
    Cırcavuk :Salatası yapılan, yenebilen lezzetli bir ot.
    Cice :Abla.
    Cibilliyet :Soy, nesep.
    Cidav :Kavga.
    Civan :Delikanlı, yiğit
    Combarlak :Takla atmak.
    Cozuttu :Şaşırttı, dağıttı
    Cumağı, cumayı :Cuma.
    Cürbüzük :Mızmız, sıska
    Çabaltı :Gayret göstermek
    Çalağan, Çalağan otu :Zehirleyen, taze iken zehirli olan yabani bir bitki adı.
    Çalgarağı :Ekini çabuk biçmek için kullanılan bir tür büyük orak.
    Çalmak :1-Çalmak 2-Zehirlemek anlamlarında kullanılır.
    Çamır :Çamur
    Çamış :Huysuz at, katır veya eşek.
    Çapıt :Bez, paçavra
    Çatalçöp :Kuş lastiği.
    Çebiç :Keçi ile oğlak arası.
    Çemkirmek :Bağırarak, haykırarak konuşmak, havlamak.
    Çıkla :Saf, sadece, tek anlamlarında.
    Çimmek :Yıkanmak, yüzmek, banyo yapmak.
    Çleng :Çatının damın saçağı.
    Çınggıl :Küçük üzüm taneleri.
    Çıtlık (çırtlık veya cırtlık) :Çitlenbiğin meyvesi.
    Çilte :Minder.
    Çizi :Sebze ekilmiş küçük parçalar.
    Çölte :İki ağızlı küçük kazma.
    Çömmek :Çömelmek, oturmak.
    Çötüre :Ağzı açık, su içilecek kap.
    Çükür :Kazma aleti.
    D
    Dağan :Yayığın kurulduğu ağaç.
    Dağar :Büyük küp.
    Dahana :İşte, orada.
    Dakım :1-Ağızlık (sigara içmede kullanılan) 2-Takım
    Dastar :Başörtüsü.
    Daş :Taş
    Dayak :1-Merdiven 2-Tutanak.
    Dene :Tane.
    Desti :Testi.
    Deşdiksire :Deştikçe
    Dığan :Toprak kap.
    Dıkı, dıkıcık :Biraz, birazcık
    Dırendiz :Gergin tutmak
    Dibek :Buğday dövülen içi oyulu taş.
    Dirhem :Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü birimidir. Okkanın (1.283
    gram ağılığındaki değere 1 okka denilirdi.) dört yüzde biri olan
    3.25 grama 1 dirhem adı verilirdi.
    Diğdel :Zayıf.
    Diğverin :Deyiverin
    Direzi :Zorlanan, zorlanmış
    Diynek :Değnek.
    Diyze :Teyze.
    Dizek :Balıkların dizildiği ağaç dalı.
    Dokdur :Doktor, hekim.
    Dolak :Ayaktan dize kadar sarılan yün kumaş parçası.
    Döşşek :Yer yatağı.
    Duzlugara :Nohudun su içinde ıslatılıp, şişinceye kadar bekletilmesi ile süzülerek tuzlanması ve kavrulması sonunda elde edilen yiyeceğe verilen isimdir.
    Dörpü :Törpü, eğe aleti.
    Düğe :Dişi dana.
    Düğen :Düven ya da döven.
    Düggan :Dükkân
    Düğüşşü :Gelinin yanında dolanan kadınlar.
    Dünek :Tünek
    Dürü :Erkek tarafından kız evine gönderilen hediye.
    E-F
    Ebe :Büyükanne.
    Eğerçi (Eñerciğime) :Eğer ki,
    Eğişmeç :Kirman
    Ehliz :Uysal, söz dinleyen.
    Eksıranı :Hamur kesmeye ve sıyırmaya yarayan keski aleti.
    Ekşigara :Bir üzüm çeşidi.
    El :1-Organ 2-Havaneli.
    Elcek :1-Eldiven 2-Değirmenin taşının oynamamasını sağlayan tahta.
    Ele!-Elh :Şaşırma, hayret anında söylenen söz.
    Elganem (Elgama) :Çaresiz, bir iş becermekten aciz
    Ellehem :Herhalde
    Elevetsiz :Beceriksiz
    Ember :Ucu çivili sopa.
    Eşki :1-Ekşi 2-Salça
    Eteñli :Geniş, enli.
    Evedi :Acele, hemen.
    Evtiklemek :Telaşa kapılmak
    Ezen :Ezan.
    Falaka :Çift sürerken hayvanların bağlandığı yer.
    Fakır :Fakir
    Fer :Işık.
    Firik :Erkek piliç
    Fişne :Vişne
    Furun :Fırın.
    G
    Gaba :Kaba.
    Gabaağaç :Meşe ağacına verilen isim.
    Gabık :Kabuk
    Gabırga :Kaburga
    Gabış :Boynuzu olmayan keçiye verilen isim.
    Galgımak :Zıplamak, hoplamak.
    Galle :Haşlanmış pancar
    Ganglı :Kağnı
    Gaplangabağı :Kaplumbağa
    Garağasbennek :Göz göre göre
    Garamık :Bir çeşit dikenli çalı.
    Gartınık :Kart, yaşlı
    Gasaltmak :Oturtmak, yüceltmek
    Gastan, gastancık :Mahsustan, rol icabı.
    Gatleyen veya gatiyyen :Kat’ iyyen
    Gavenez :Domates
    Gavut :Öğütülmüş nohut, leblebi, dağ armut kurusu, mısır
    Gayın :Gelinin erkek kardeşi.
    Gayfe :Kahve.
    Gayınna :Kaynana.
    Gaynata :Kayınbaba
    Gaysi :Kayısı
    Gazangaşağı :Kurbağa yavrusu.
    Gazannık :Çamaşır yıkanılan yer.
    Gedebot :Suyun istenilen yöne akması için çekilen set.
    Gedil :Kıldan yapılmış büyük çuval
    Genğez, genez :Meğer ki
    Gesi, geysü, geysi, gevüsü :Arefeden bir gün önceki gün
    Gezente :Çok gezen, dolaşan
    Gılime :Bağ çubuğu
    Gırpık :Halı ilmeğinin fazlalığı
    Gıy :Kadınların birbirlerine isimlerini anmadan seslenme şekli.
    Gice :Gece
    Gicimik :Dilde ekşi ve tuzlu tat bırakma anlamında.
    Gilik :Keçi ve koyun dışkısından çıkan tanelere verilen isim.
    Gilime :Üzüm sürgünü, filizi, asma
    Gilar :Kiler
    Gireği :Pazar (gün)
    Gireğirtesi :Pazartesi
    Goğlaşmak :Dedikodu yapmak
    Goğuşmak :Sığırın çiftleşmesi
    Golang :Kalın kıl ip.
    Gonculuz :İnsanın uyurken üzerine çöken manevi ağırlık.
    Gongşu :Komşu
    Gopuk :Berduş, serseri
    Gosa :Ekin biçmeye yarayan alet
    Goyak :Vadi
    Gozak :Kozalak
    Göde :Normallerine göre büyük olup, eti yenilebilen, meşe pelidini çok seven bir güvercin çeşidi. (Yabani dağ güvercini)
    Göğene :Gökyüzü
    Göğerme :1-Çürüme 2-Olma
    Gök :Olmamış, ham
    Görümlük :Görme payı, müjde
    Gözer :Kalburun büyüğü
    Gumpir :Patates
    Gurna :Musluk, çeşme
    Gusurannıg :Banyo.
    Guşluk :Sabah ile öğle arasındaki vakte verilen isim.
    Gutnu :Entari
    Guzang :Kuzey
    Güccük :Küçük
    Güdek :1-Kuyruksuz 2-Ufak boylu,tıknaz.
    Gülcan :İp sarma aleti.
    Gümlü :Toprak çömlek.
    Güyeği, göğeyi :Damat.
    H
    Hadiğisa :Azarlamak.
    Hapanlamak :Avuçlamak, kapmak
    Hakgat :Hakikat, hakikaten.
    Hamıl :Tane, dane.
    Hamsin :İlkbahara yakın kış zamanı.
    Hanay :Yüksekçe yapılmış arı barınağı.
    Hannes :Yaramaz, haşarı
    Hanggı :Hangi
    Hangıraya, hangoraya :Nereye
    Hapan :Avuç (ölçü birimi olarak kullanılmaktadır)
    Harar :Büyük çuval
    Harım :Köy ve kasabalarda evlerin önünde altı kuru taş, üstü diken ve Çalılarla çevrili fide, meyve dikilen küçük alan.
    Hatıl :Taş evlerin duvarına konulan ağaç
    Havas :Heves
    Havayı :Hububat ürünlerinin teneke ile ölçülmesi.
    Havıt (Havut) :Havuz, ( Bahçe sulamada kullanılan taş ve toprakla çevrili su birikintisi)
    Hayla beri :Epeyden beri, uzun zamandır.
    Hayşa :Ayşe
    Hazağr :Herhalde, tahminlere göre
    Hazitmek :Hazzetmek, hoşlanmak.
    Hebiç :Annenin çocuğunu sırtına alarak götürmesi
    Heğbe :Heybe, içine öteberi konmak için yapılan iki gözlü torba.
    Helke :Madeni bakraç
    Hevrü :Çabuk (ne soru sıfatı ile kullanılır)
    Hımbıl :Anlayışsız, bön
    Hindi :Bir çeşit başörtüsü.
    Honça :Yeni doğan çocuk için verilen davet hediyesi
    Honus :Tepe
    Hoyraz :Poyraz.
    Hödük :Kaba
    Hökele :Ukala
    Hömermek :Karşı çıkmak
    Höykürmek :Haykırmak, bağırmak
    Hursant, Hursanmak :Sefa, sefa sürmek
    Hutdu :1 kilogramlık toprak maşa.
    I-İ
    Iğrıp :Germe ağ.
    Ildırım :Yıldırım
    Ildız :Yıldız
    Ilkı :Davar sağma yeri
    Imzık, ımzıt :Mantığa uygun hareket etmeyen
    Irbık :İbrik
    Iranas :Kağnı yapımında kullanılan ağaç.
    Irıhtı :Sesi soluğu kesildi, soluksuz kaldı.
    Irgat :İşçi
    Irmanı :Ermeni
    Ismıcak :İçten pazarlıklı, saman altından su yürüten, sır vermeyen.
    Istar :Halı tezgahı.
    İddahı :İddia
    İddahılaşmak :İddialaşmak, rekabet etmek
    İğdiş :Testisleri alınmış hayvan
    İkindin :İkindi vakti
    İkircik :İki şey arasındaki tutarsızlık durumunda söylenir.
    İkiyarcılık :Taraf tutma, hizipçilik
    İl :El, yabancı
    İlan :Yılan
    İlazım :Lazım, gerekli
    İledin :Ladin
    İleğen :Leğen
    İletir :İnce uzun, yumru köklü toprak içinde yetişen yer altı bitkisi. Toprak üstünde çıkanı da vardır. Pişirilmeden yenir.
    İli :Ilık
    İmiştirmek :Kaynar suyu ılıklaştırmak
    İnecek :Merdiven
    İni :Kocanın erkek kardeşi
    İradiyo :Radyo
    İrbehim, İbraam :İbrahim
    İsbirte :İspirto.
    K-L
    Kak :Elma, armut gibi meyvelerin kurusuna verilen isim.
    Karamık :Yaprakları ekşi bir çalı türü.
    Karık :Sebze tarlasının bölümleri.
    Kayınmak :Kaymak.
    Keçimen :Kurutulmuş üzüm çeşidi.
    Kelengi :Köstebek.
    Keniş :Sebze ekilmiş yerleri ayıran tümsek
    Kepenek :Çoban giysisi.
    Kepennik :Evin altına açılan delik
    Kereksindi (kereksinmek) :Üşendi, (üşenmek, bir işi zorlanarak, nazlanarak yapmak)
    Keşik :Bir işi sırayla yapmak
    Keşir :Havuç
    Kırkpare :Renkli bez parçalarının birbirine eklenmesiyle elde edilen örtü.
    Kırzet :Önlük
    Kıtal :Katil
    Kiyniç :Yalçın kayalıkların göğsünde yetişen lezzetli ot.
    Kinalı :İnat
    Kinit :Anahtar anlamında kullanılır
    Kirkit :Halı ilmeklerini sıkıştırmaya yarayan taraklı alet.
    Kiyad :Kâğıt.
    Koksu :Arefe günlerinde ve üç aylarda yağda pişirilen yağlı ekmek.
    Koz :Ceviz, bazen gölge anlamında da kullanılır
    Kömbe :Pişirilmiş hamur kabartması.
    Köş :Balkon
    Kutnu :Kadife kumaştan yapılmış elbise
    Külüçe :Toprak kap içinde pişirilen hamura verilen isim.
    Küre :Kısır merkep
    Kürtün :Bir çeşit eğer.
    Lasdik :Lastik.
    Laylon :Naylon.
    Lığla :Yumuşamış, pelte gibi olmuş.
    Löküş :Lüks lambası.
    M-N
    Mağallak :Ortada kalma, akibeti belirsiz olma.
    Mağarlak :Başlı
    Malır :Marul
    Mapıs :Hapishane
    Mavin :Muavin
    Maydem :Madem
    Maydünüs :Maydonoz
    Mayıs :Sığır Pisliği
    Menger, meğerem :Meğer, ancak illâ anlamlarında söylenir.
    Mehle :Mahalle
    Mehli :Kuma
    Mehlem :Merhem
    Mekeci :Paracı, parayı ve menfeatini seven anlamındadır.
    Meres :Kötü yaratık manasında.
    Mesel, metel :Masal
    Mesnet :Üzerinde yufka açılan alet
    Meyre :Büyüklük, ululuk.
    Meyinsimemek,meyinsimedi:Beğenmemek, beğenmedi.
    Mıh :Çivi
    Mıkla :Bol soğan ve kıyma ile yapılan bir yemek türü.
    Mıñar :Pınar.
    Mısmıl :Doğru dürüst, sanki
    Mismil :Kendini beğenmiş
    Misir :Mısır
    Mışırıklı :Takıntılı
    Mıttırık :Küçücük, ufak tefek
    Muhana :Bahane
    Muharı :Baca
    Muşdu :Müjde
    Müzümsüz :Lüzumsuz işler yapan.
    Naçar :Çaresiz
    Nahıl :Nasıl
    Napañ? :Ne yapıyorsun?
    Nepleyim? :Ne bileyim?
    Nekes :Cimri.
    Nikbet :Felâket, düşkün manalarında.
    Nisteñg? :Ne istersin?
    Nörüyoñg? :Ne yapıyorsun, Nasılsın anlamlarında.
    Nurayı :Yapmacık davranan.
    O-Ö-P
    Okka :Eskiden 1.283 gram nispetindeki ağırlık ölçüsü birimidir.
    Oklavu :Oklava
    Okuncu :Düğüne davet maksadıyla gönderilen hediye
    Onnar :Onlar
    Oñgmamış :Adam olmamış
    Omar :Ömer
    Öğendire :Bir ucunda keski, diğer ucunda çivi olan uzun sopa
    Öğüç :Önce
    Öğümek :Kusmak için ses çıkarmak
    Öğüncek :Kendini öven
    Ö:lö ! :Hayret ifadesi
    Önğme :Gözetlemek
    Öngüç :Önce
    Övcelemek :El içinde sıkarak ufalamak, gezdirmek.
    Öyne :Öyle
    Palaz :Kuş yavrusu, genç keklik
    Pambık :Pamuk
    Pardı :Toprağın dökülmemesi için dama döşenen ağaç ve tahta parçaları. Dam saçağı
    Peşgir :Havlu
    Pırlak :Topaç
    Pür :Ardıç ağacının yaprağı
    Püsgüvüt :Bisküvi
    S-Ş
    Sabın :Sabun
    Sahtiyan :İşlenmiş deri
    Sallancık :Salıncak
    Salma :Bağ çubuğunun toprağa gömülerek çimlendirilmesi.
    Samırdanmak :Söylenip durmak.
    Samıt :Salak,geri zekalı
    Sarış :Sarnıç
    Saycak :Sacayak
    Selcik :Lafını bilmeyen, geveze ve sulu insanlar için yakıştırmadır.
    Semen :Sersemlemek
    Senit :Hamur tahtası
    Sırkat :Dağda yakalanan küçükbaş hayvanlar için alınan vergi.
    Sıdmak :Patlamak
    Sıklat :Ruhi sıkıntı
    Sıracalı :Boğazda urlar çıkmasına ve bedenin bazı taraflarında yaralar
    açılmasına yol açan hastalığa yakalanmış kişi.
    Sındı :Makas
    Silbiç :Beşiklerde bulunan çocukların hacetlerinin toplandığı
    Topraktan yapılma lazımlık denebilecek araç.
    Sigge :Hayvan bağlamak için yere çakılan demir
    Solgu :Dibekte buğday dövmeye yarayan alet
    Sındı :Makas
    Songura :Sonra
    Sorguç :Ağaçtan yapılan tokmağa benzer aletin adı.
    Sömeşik :Uyuşuk
    Susek veya susak :Su kaynaklarında veya pınarlarda gelip geçenin su içmesi için hayır amacıyla tahtadan yapılmış su tası.
    Sübek veya sibek :Beşiğin altına konan çömlek, höllük.
    Süksün :Ense
    Sümesiye,sümeye,sürsümeye:Boş yere, boşu boşuna
    Şalga :Tatlı turp.
    Şam :Çam
    Şavk :Işık
    Şemşe :Şemsiye
    Şıranha,şırana :Pekmez yapmak için üzümün suyunun çıkarıldığı yer.
    Şişek :Bir yıllık kuzu
    Şivşiklemek, şivşitleme :Kışkırtmak.
    T-U-Ü
    Tat :Dilsiz
    Tavsur :Resim
    Teber :Çapa cinsinden enli ağızlı bir ziraat aleti.
    Tellik :Takke
    Tesbık :Tespih
    Tevek :Üzüm yaprağı
    Teygin :Filiz
    Tipildemek :Korkmak
    Tokurcak :Çamaşır yıkamada çamaşıra vurularak durulamaya yarayan odundan yapılmış yassı alet.
    Tomafil :Otomobil
    Tomana :Ayı yavrusu
    Topukdüğesi :Üç yaşında dana
    Tök :Dik, anlaşılmaz, kendi halinde insan anlamındadır.
    Tufran :Topraktan yapılmış yayık aleti.
    Tutak,tutağı :Tutar yer, daimi iş
    Tükya :Güzel kokulu bir kır çiçeği
    Ucutmak :Soğutmak, korkutmak
    Uğra :Unun kepeği
    Utaşmak :Birine yetişmek.
    Uylamak :Çatmak
    Ülübe,ülübü :Fasülye
    Ütmek :1-Oyunda kazanmak 2-Yakarak temizlemek
    Üzlük :Toprak kap
    V-Y-Z
    Velesbit :Bisiklet
    Verese :Mirasçı
    Virmek :Vermek
    Vurgun :.......’e âşık
    Vurulmak :Birine âşık olmak.
    Yağlık :Mendil
    Yağırteken :Kertenkelenin bir türü
    Yağlık :Mendil
    Yakım :At
    Yalak :1-Ciddiyetsiz 2-Küçük çukur
    Yalınğız :Yalnız
    Yamdınasıca :Yalvarıp yakaran durumuna düşmüş olma.
    Yanağara :Onulmaz yara, dert, hastalık. (Kanser gibi hastalıklar için)
    Yarması :Dövülmüş buğday yemeği
    Yavşan :İlaç yapımında kullanılan yabani bir otun adı.
    Yazmak :1-Yazmak 2-Sermek
    Yılan bıçağı :Genellikle bahar mevsiminde çıkan bir ot çeşidinin adı.
    Yinğişmek :Güreşmek
    Yoğusa :Yoksa
    Yolak :Patika yol
    Yumak :Yıkamak
    Yunğ :Yün
    Yuvak :Toprak sıkıştırmaya yarayan silindir şeklindeki taş
    Yuvamak :Damı taşla sıkıştırmak
    Zabdıya :Zaptiye,asker
    Zavrak :Pencere.Bazı köylerimizde balkon manasında nadiren kullanılır.
    Zemheri :Kışın en şiddetli zamanı.
    Zeyin :Zihin
    Zırdal :Kaba,heybetli
    Zimbit :Zifiri karanlık.
    Yukarıdaki bilgiler; Araştırmacı Yazar Ali Ulvi ÜLKER'in "KÜLTÜR DİLİYLE BOZKIR" adlı kitabından alınmış olup, bozkir.net için güncelleştirilmiştir.

    Yazdırılabilir Sayfa


    Bozkır'da ulaşıma Bozkır'ın bilinen tarihinden itibaren özel bir önem verilmiştir.
    Bu önemi aşağıda yazılı olan maddelerle açıklamak mümkündür;
    1-M.Ö.'ki yıllarda Çarşamba Çayı ve Gökdere Çayı boyunda sanat tar
    ihi ve arkeologlar ile prehistoryacı bilim adamları tarafından bulunan antik yolların varlığı,
    2- Bozkır İlçesi'nin İç Anadolu Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasındaki önemli bir geçiş noktasında bulunması,
    3- Homanadlar Kavmi, İsaurialılar Kavmi, Galatyalılar, Romalılar, Bizanslılar dönemlerinde önemli olan Bozkır üzerinden sıcak deniz olan Akdeniz'e, Selçukluların başkenti olan Konya'ya, Karamanoğulları'nın başkenti olan Karaman'a Bozkır üzerinden Akdeniz'e Toroslar'dan rahat ve çabuk ulaşım imkanının her zaman mevcut olması,
    4- Anadolu Beylikleri döneminde de Beyşehir'de kurulmuş olan Eşrefoğulları Beyliği ile Akdeniz, İç Anadolu Bölgesi'nde kurulmuş olan diğer Anadolu Türk Beylikleri'ne Bozkır ve yollarının yakınlığı,
    5- 1.700'lü yıllarda Osmanlı Devleti'nin ihtiyacı olan ve barut yapımında kullanılan güherçilenin ilçe ve civarından çıkarılıp karayolu ile Alanya'ya gönderilerek İstanbul'a ulaştırılması,
    6- Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra da Bozkır ve civarında yapılan yol imar çalışmaları, bizlere Bozkır'da tarihin her döneminde yolları, ulaşımı önemli kılan ana sebepler olarak göstermektedir.
    Bozkırlılar, teknolojik gelişmelere anında ayak uydurmasını bilen aydın insanlardır. Yeni Cumhuriyetimizin ilk yıllarında pek yaygın olmamakla birlikte; Konya, İstanbul, İzmir, Aydın ve Ankara gibi büyük illerde görülen motorlu ulaşım araçlarını imkan bulur bulmaz Bozkır'a getiren Bozkırlı müteşebbisler, vatandaşlarını motorlu ulaşım araçlarının nimetlerinden faydalandırmışlardır.


    İlçemizin Cumhuriyetten sonraki ulaşım tarihine ışık tutması açısından Harmanpınarlı Hüseyin ÇETİN adlı hemşehrimizin aşağıdaki hatıra yazısı oldukça önem taşımaktadır.

    “Babalarımızın, dedelerimizin ağzından Konya'ya Sopran, Akören, Hatunsaray cihetiyle yaya olarak 18 saatte gidilip gelindiğini duymuştum. Ama bizim çocukluğumuzda Konya'ya az da olsa otobüslerle ve kamyonlarla artık gidilip geliniyordu. Köyümüzden iki arkadaşla birlikte İvriz Köy Enstitüsü'nde tahsilde idik. Öğretmen olacaktık. Orada ilk yılımızdı. 1952 yıl başında, o kışta kıyamette yılbaşı tatilini köyümüzde daha doğrusu ailemizin sıcaklığında geçirmek için gelmiştik. Bir haftalık tatil hemencecik bitti. Artık dönüş günü gelmişti. Kışın delikanlı zamanı olan zemherideydik. Dağlar, taşlar, yazılar (ovalar) karlıydı ve o günde kar hafiften atıştırıyordu. Babalarımızla erken saatlerde Bozkır'a geldik. Kamyon, otobüs ne bulursak binip Konya'ya gidecektik. Aşıcı'nın Ali'nin (Aslen Bozkır ilçe merkezinden olan merhum Ali Şirin kastedilmektedir. Ali Şirin, nakliyecilik işi ile yıllarca uğraşmış, birçok şoför yetiştirmiş iyi bir usta idi.) kamyonu gidecekti. Kamyonun üzeri çadırlarla kapanmış, kasasına oturaklar konmuştu. Yolcu olarak on beş- yirmi kişi kadar olmuştuk. Sabah saat 09.00 sularında Çarşamba Çayı vadisine doğru kamyonumuz süzüldü. Pınarcık, Avdan ve Belkuyu köyleri hudutları içinden Konya Ovası köylerinin başlangıcı olan Apa' ya kadar yılan gibi kıvrılan derin V şeklindeki vadide ilerliyorduk. Bu vadi de bir de Jandarma Karakolu vardı. Mavi Boğazı'nda yavaş yavaş Konya'ya doğru yol almaya başladık. Meşelerin çok olduğu ormanlık bir yerde Aşıcı'nın Ali Dayı kamyonu durdurdu. Eşeklerine meşe odunu yüklemiş köylüler orada idi. Ali Dayı onları görmüş olmalı ki durmuştu. Pazarlık yapıp birkaç eşek yükü odun alıp kamyonun arka tarafına istif etti.
    “Konya'da evi var oraya götürüyor galiba” diye konuşuldu. Daha öğle saatleriydi. Akşama doğru
    Apa Köyü'ne ulaştık. Buradan sonrası artık tamamen Konya Ovası'nda gidecektik. Yaklaşık
    60 km. yolumuz vardı. Ova dümdüz, ama yol patika idi. Yazın toz kışın çamur içinde idi. Ali
    D ayı Apa çıkışında durdu. Kendinden emin deneyimli bir insan e dasıyla "Yol donuncaya kadar burada bekleyeceğiz” dedi ve kamyondan odunları indirmeye başladı. Hemen bir ateş
    yakıldı. Azıklar çıkarıldı ve ateş başında yendi. Çaresiz bekleyecektik. Sanki denize açılmak için fırtınanın dinmesini bekleyen bir geminin tayfaları gibiydik. Mavi Boğazı'ndan alınan
    odunların hikayesi de böylece anlaşılmıştı. Derken yatsı ezanı okundu. Yolculardan bazılarının sıkılmaları sebebiyle çıkalım artık dedikleri duyuldu. Ali Dayı ise kabul etmedi.Gece yarısına doğru yola çıktık. Ağır ağır yol alıyorduk. Yol donmuştu. Artık bu şekilde Konya'ya ulaşacağız derken kamyonumuz birden bire patinaj yapmaya başladı, gidemiyordu. İndik oldukça derin bir çukura battığımızı anladık. Ali Dayı'ya göre bu sürprizdi. Zira buradan az önce batan bir
    traktör çıkarılmıştı. Orası donmadan biz batmıştık. Bu defa odunlar tekrar indi. Tekerleklerin altına bataklık yere döşendi. Hep beraber kamyonu ittik. Zar zor buradan da çıktık. Burası asfalt olmasa da oldukça bakımlı bir devlet yoluydu. Artık bir mani kalmadı derken kamyonumuz yine durdu. Bu defa da benzin bitmişti. Karaman yönünden gelen bir araç durduruldu. Ali Dayı muavini benzin için Konya'ya gönderdi. Biz orda kalan odunları yaktık. Bir kısmımız kamyon içinde titredik. Derken sabaha karşı Konya'dan benzin geldi, yola tekrar koyulduk. Konya'da Toros O teli'ne geldiğimizde (Konya'da Eski Garaj muhitinde Yıkama Yağlama adı verilen bir yer de olan Toros Oteli'nde genellikle Bozkırlılar kalırlardı. Otelin arkasında ise Kara Mustafa'nın Hanı denilen Han içinde de çay içilen kahvehaneler ve yemek yenilen lokantalar bulunmaktaydı.) sabah ezanı okunuyordu. Yaklaşık 100 km.lik Bozkır-Konya arası 20 saat sürmüştü.”


    Bozkır'dan Yıllarca Yolcu Getirip Götüren Sabahattin Erişen.

    1929-1930 yıllarında Şoför Bakı Dayı (Baki SELEK), (merhum Baki SELEK; Türkiye'de bir yıla yakın eğitim veren ilk şoför okulundan başarı ile mezun olup, 2 no'lu ehliyeti almaya hak kazanan ve Bozkır'ın ilk şoförlerini yetiştiren bir ustadır.) ATATÜRK'ün bindiği motorlu, tekerlekli, 1 kol ve 2 vitesli taksi şeklindeki aracı Konya ve Bozkır'a ilk getiren kişi olmuştur. Bu araç Bozkır, Konya ve Konya'ya bağlı ilçelerin en önemli işlerinde kullanılırdı. Şimdi Apa Barajı suları altında kalan “ boğaz yolu” ndan, dünyanın en güzel kalyonlarını takip eden Çarşamba Çayı bir doğa harikası idi. 1950'li yıllara kadar ham bir yoldan Konya'ya ulaşım sağlandı. Yol; toz, toprak ve çamur içinde idi. Bu sebeple her yolcu bir yol giysisi temin etmişti. Bu giysiler; eski iş elbisesi, lastik ayakkabı, kış ise kalın abalardan oluşmaktaydı. Bunların yanında arabanın arıza yapabileceği, yollarda uzun süre kalınabileceği düşünülerek bolca azık da tedarik edilir, ondan sonra yola çıkılırdı. Bozkır'ın ilk nakliyecilerini şu şekilde sıralamak mümkündür; Bakı Dayı (Baki SELEK), Kemali Usta (Kemal ALPTEKİN), Dede Dayı Lakâplı Sadrettin Hoca (Sadrettin DOĞAN), Aşıcı'nın Ali (Ali ŞİRİN), Çil Bayram, Kara Mehmet (Mehmet ERİŞEN), Hacı Hasan ERİŞEN.
    Bozkır Konya karayolu eskiden Mavi Boğazı olarak adlandırılan Çarşamba Vadisi'nin devamı olan Pınarcık, Karayahya ve Kuşça köylerimizin sınırları içinden geçmekte, burada Mavi Karakolu adı verilen yer terminal gibi kullanılmakta idi.
    Bozkır İlçesi'nin bağlı bütün kasaba ve köyleri ile ulaşımı çok rahat ve zahmetsizdir. İlçenin tek ve yegane ulaşımı karayolu ile olanıdır. Bozkır'ın deniz, hava ve demiryolu gibi ulaşım şekilleri bulunmamaktadır. İlçeye bağlı yaylaların yolları da muntazam olup, ağır kış şartlarının haricinde ulaşım kolaylıkla sağlanabilmektedir. İlçemizin diğer il ve ilçelerle ulaşımı çok rahat ve kolaydır. Bozkır Belediyesi ile ilçeye bağlı; Çağlayan, Dere, Sorkun, Harmanpınar, Söğüt, Dereiçi, Üçpınar, Hisarlık, Sarıoğlan ve Hamzalar Belediye teşkilatlarında toplu ulaşım araçları, yeterince araç ve makine parkı ile itfaiye teşkilatları bulunmaktadır. Bu belediyeler tarafından halkımıza verilen toplu taşıma hizmetinin yanında, özel taşıma firmaları da vatandaşlarımıza toplu taşıma konusunda hizmet vererek katkıda bulunmaktadır. Ulaşımla ilgili olarak ilçede hemen dikkati çeken önemli bir husus ise şudur: Bozkır İlçesi'nde, bağlı kasaba ve köylerinde; otobüs, inşaat makineleri, kamyon, minibüs, traktör, otomobil, traktör ve motorlu bisiklet çokluğu dikkat çekmektedir. Bu araçların trafik ve tescilleri için; Bozkır İlçesi'nde tesis edilmiş olan İlçe Emniyet Amirliği'ne bağlı Trafik ve Tescil Bürosu'nca; RA - RC ve RD serisinden sonra 2002 yılı itibarıyla RE serisi motorlu taşıtlara araç plakaları olarak verilmeye başlanmıştır. Bu durum Bozkır ve civarında motorlu araçların çokluğunu göstermektedir. Bunun bir sonucu olarak bir başka hizmet sektörü devreye sokulmuştur. Motorlu araç kullanıcıları için özel müteşebbisler tarafından ilçeye, Özel Bozkır Set Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu açılmış, vatandaşlarımızın büyük bir bölümü bu kurs tarafından yapılan ciddi ve disiplinli bir eğitimden sonra sürücü belgesi almaya hak kazanmıştır. Bozkır İlçesindeki motorlu araçların ve bu iş ile uğraşan vatandaşlarımızın çokluğu Bozkırlıları teşkilatlanmaya götürmüştür. Bu sebeple yıllar önce kurulmuş olan Türkiye Şoför ve Nakliyeciler Federasyonu'na bağlı Bozkır Şoför ve Nakliyeciler Odası'na kayıtlı şoför ve nakliyecilerin sayısı oldukça fazladır. 1976 yılında kurulan Bozkır Şoför ve Nakliyeciler Odası'nın sırayla başkanlıklarını Cevdet ŞİRİN, Memiş Kemal EROL, Ali DURAN yapmıştır. 2002 yılı itibarıyla da Mustafa ÖZTÜRK bu Oda'nın Başkanı olarak görev yapmaktadır. Bu teşekkülün yanında yine yıllar önce kurulmuş olan Sınırlı Sorumlu Bozkır Taşıyıcılar Kooperatifi de şoför ve nakliyeci esnafımızın oluşturduğu bir teşkilattır. Bu teşkilat; 1976 yılında Bozkır'da kurulmuş olup, 105 üye sayısına sahiptir. 1976 yılından bu yana Sınırlı Sorumlu Bozkır Taşıyıcılar Kooperatifi'ne sırayla; Ali ŞİŞİK, Hasan ATMACA, Mevlüt KAP, Ali ŞEN ve Abdullah YILDIRIM başkanlık yapmıştır. 2002 yılı itibarıyla da İbrahim AKGÜL bu kooperatifin başkanlığını yapmaktadır. Bozkır İlçesi'nde bulunan Sanayi Sitesi binaları yapı kooperatifleşmesi yolu ile yapılmıştır. Böylelikle oto tamircileri, oto rot ve frencileri, kaportacılar, oto yedek parça satıcıları, marangozlar ve mobilyacılar, demirciler, kaynakçılar, oto döşemecileri, oto makasçıları kira veya mülk sahibi olarak bir arada toplanmıştır. Bozkır'da motorlu taşıtların çokluğu ve nakliyeciliğin yaygın bir meslek olarak tecelli etmesi, petrol ürünleri satan şirketlere ait şubelerin istasyonlarının ilçemizde çoğalmasına da vesile olmuştur. İlçedeki petrol istasyonları; Özbil Petrol Ofisi İstasyonu, O Pet Petrol İstasyonu, Erdemler Shell Petrol İstasyonu, Mobil Petrol İstasyonu ve Koçaklar Petrol Ofisi İstasyonu şeklinde sıralanabilir. Benzin, mazot, kalorifer yakıtının yanında benzinle çalışan araçlarda LPG kullanımının yaygınlaşması neticesinde de LPG satışı yapan istasyonlar ilçemizde kurulmuş durumdadır. Bozkır İlçesi'nde nakliyecilik işi ile ilgili olarak oto alım satımı ile ilgili birçok ticari teşekkül de kendiliğinden arz-talep dengesi içinde oluşmuştur.
    Burada Bozkır'da nakliyeciliğin ve şoförlük mesleğinin gelişmesinde çok büyük emekleri olanları da minnetle yad etmek gerekli olmuştur. İşte minnet ve şükranla andığımız insanlardan isimleri tespit edilebilenler; Ürküplü Mehmet YILDIRIM, Ali Galip ÖZDİNÇ (Meteleğin Galip), Ali ŞİRİN, Habib UYAR, Nihat UYAR, Azmi UYAR, Ali ŞİŞİK, Cevdet ŞİRİN, Ali TUTAR, Taka'nın Vedat, Sebahattin ERİŞEN, Musa Ağa GÜLEÇ, Ali Baki DOĞAN, Mehmet Ali OKTAY, Ahmet OKTAY (Canavar Ahmet), Memiş Kemal EROL, Ali DURAN, Fahri AKIN, Hüseyin AKIN, Kâşif OĞUL, Ali ŞEN, Talip KAYA, Hacı Mevlüt İŞLER, Ali AKKILINÇ, Abdullah KAYA, Mehmet AKGÜL, Bakı Çavuşlar, Mustafa ÖZTÜRK, Kemali ALPTEKİN, Cemal ŞİRİN, Hüseyin UYAN, İsa KANDAK, Ali KOYUNCU, Yılmaz KOYUNCU, Zühtü KOYUNCU ve Hacı Mehmet OKTAY ile isimleri yazılamayanlar... Bunları Bozkırlılar her zaman minnet ve şükranlarla anacaktır.
    Artık, günümüzde insanoğlu zamana karşı yarışmakta, gün geçtikçe yeni yeni icatlarla bir yerden bir yere ulaşmada sıkıntı çekmemektedir.
    Bozkır'dan ülkemizin her tarafına rahatlıkla ve süratle ulaşmak mümkündür. Ülkemizin il ve ilçelerini Bozkırımıza bağlayan yolların büyük bir bölümü asfalttır. Ancak; yapımı bitirilen Bozkır çevre yolunu, Manavgat Antalya yoluna bağlayacak olan Gölcük Yayla yolunun bir an önce bitirilip (2005) hizmete sokulması ile Bozkır'ın kalkınmışlığı daha da artacaktır. Çünkü Bozkır tünel duruşu ile ülkemizin kuzeyi ve doğusunu, güneyine bağlayan yegane geçitlerden birisidir.

    Bozkır İlçesi'nin ülkemizin bazı illerine olan uzaklığı şu şekildedir:

    Bozkır

    İstanbul

    710 km.

    Bozkır

    İzmir

    600 km.

    Bozkır

    Ankara

    368 km.

    Bozkır

    Bursa

    545 km.

    Bozkır

    Samsun

    722 km.

    Bozkır

    Antalya

    190 km.

    Bozkır

    Erzurum

    1.038 km.

    Bozkır

    Edirne

    937 km.

    Bozkır

    Gaziantep

    585 km.

    Bozkır

    Konya

    120 km.

    Bozkır

    Karaman

    110 km

    Konya İli'ne bağlı otuz bir ilçeden birisi olan Bozkır İlçesi'nin Konya'ya bağlı diğer ilçelere olan uzaklığı ise aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

    Bozkır

    Ahırlı

    19 km.

    Bozkır

    Akşehir

    184 km.

    Bozkır

    Altınekin

    179 km.

    Bozkır

    Akören

    98 km.

    Bozkır

    Seydişehir

    51 km.

    Bozkır

    Beyşehir

    86 km.

    Bozkır

    Cihanbeyli

    212 km.

    Bozkır

    Çeltik

    278 km.

    Bozkır

    Çumra

    89 km.

    Bozkır

    Derbent

    137 km.

    Bozkır

    Derebucak

    96 km.

    Bozkır

    Doğanhisar

    148 km.

    Bozkır

    Emirgazi

    228 km.

    Bozkır

    Ereğli

    193 km.

    Bozkır

    Güneysınır

    82 km.

    Bozkır

    Hadim

    50 km.

    Bozkır

    Halkapınar

    210 km.

    Bozkır

    Hüyük

    119 km.

    Bozkır

    Ilgın

    167 km.

    Bozkır

    Karapınar

    176 km.

    Bozkır

    Selçuklu

    122 km.

    Bozkır

    Meram

    123 km.

    Bozkır

    Karatay

    120 km.

    Bozkır

    Kulu

    263 km.

    Bozkır

    Sarayönü

    165 km.

    Bozkır

    Taşkent

    57 km.

    Bozkır

    Tuzlukçu

    198 km.

    Bozkır

    Yalıhüyük

    21 km.

    Bozkır

    Yunak

    249 km.

    Bozkır İlçesi'ne bağlı on kasaba ve kırk köy bulunmaktadır. Bozkır'ın kendisine bağlı kasaba ve köylerine olan uzaklıkları aşağıdaki tabloda hazırlanarak okuyucuların istifadelerine sunulmuştur:

    Bozkır

    Akçapınar

    5 km.

    Bozkır

    Armutlu

    46 km.

    Bozkır

    Arslantaş

    15 km.

    Bozkır

    Aydınkışla

    15 km.

    Bozkır

    Ayvalıca

    28 km.

    Bozkır

    Babuşçular

    30 km.

    Bozkır

    Bağyurdu

    12 km.

    Bozkır

    Bayboğan

    12 km.

    Bozkır

    Boyalı

    34 km.

    Bozkır

    Bozdam

    12 km.

    Bozkır

    Çağlayan Kasabası

    7 km.

    Bozkır

    Dere Kasabası

    10 km.

    Bozkır

    Dereiçi Kasabası

    30 km.

    Bozkır

    Elmaağaç

    12 km.

    Bozkır

    Hacılar

    18 km.

    Bozkır

    Hacıyunuslar

    26 km.

    Bozkır

    Hamzalar Kasabası

    50 km.

    Bozkır

    Harmanpınar Kasabası

    10 km.

    Bozkır

    Hisarlık Kasabası

    16 km.

    Bozkır

    Işıklar

    16 km.

    Bozkır

    Karabayır

    13 km.

    Bozkır

    Karacaardıç

    8 km.

    Bozkır

    Karacahisar

    20 km.

    Bozkır

    Karayahya

    15 km.

    Bozkır

    Kayacılar

    25 km.

    Bozkır

    Kayapınar

    13 km.

    Bozkır

    Küçükhisarlık

    12 km.

    Bozkır

    Kınık

    22 km.

    Bozkır

    Kızılçakır

    40 km.

    Bozkır

    Kildere

    30 km.

    Bozkır

    Koçaş

    40 km.

    Bozkır

    Kovanlık

    15 km.

    Bozkır

    Kozağaç

    4 km.

    Bozkır

    Kuşça

    18 km.

    Bozkır

    Pınarcık

    13 km.

    Bozkır

    Sarıoğlan Kasabası.

    35 km.

    Bozkır

    Sazlı

    13 km.

    Bozkır

    Soğucak

    18 km.

    Bozkır

    Sorkun Kasabası

    15 km.

    Bozkır

    Söğüt Kasabası

    25 km.

    Bozkır

    Tarlabaşı

    10 km.

    Bozkır

    Taşbaşı

    30 km.

    Bozkır

    Tepearası

    9 km.

    Bozkır

    Tepelice

    14 km.

    Bozkır

    Ulupınar

    25 km.

    Bozkır

    Üçpınar Kasabası

    10 km.

    Bozkır

    Yalnızca

    5 km.

    Bozkır

    Yazdamı

    10 km.

    Bozkır

    Yelbeği

    25 km.

    Bozkır

    Yeniköy

    47 km.

    Bozkır

    Yolören

    5 km.


    Yukarıdaki bilgiler; Araştırmacı Yazar Ali Ulvi ÜLKER'in "KÜLTÜR DİLİYLE BOZKIR" adlı kitabından alınmış olup, web sitemiz için güncelleştirilmiştir.
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    ESKİLER BENİ İYİ TANI

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • Sayfa: 1 - Toplam: 1
    Son Sayfa |
    Backgrounds From FreeGlitters.Com