Myspace layouts

Myspace layouts

Bozkır Ulaşım Bilgileri - ARTIK BENDE BU ALEMDEYİM - Blogcu

Bu site Canlı TV tarafından desteklenmektedir.



ARTIK BENDE BU ALEMDEYİM

6/1/2008 - Bozkır Ulaşım Bilgileri

KONYA BOZKIR RESİMLERİ.....


Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın








Demir Köprüden Önceki; Ağaç Köprü, Tekel ve Orman Daireleri,
Ziraat Bankası ve İşyerlerinin Bulunduğu Belediye Binasının Eski Hali


Şu Andaki Atatürk Anıtı’nın (2002) Karşısında Bulunan Eski
Bozkır Hükümet Konağı’nın Yıkılmadan Önceki Hali


Şu Andaki (2002) Belediye Düğün Salonunun Yerindeki
 İlk Mektep Olarak Tabir Edilen Okul Binası


Cumhuriyet Meydanı’nın Kuzey Cephesinde Eskiden Bulunan
İşyerleri (Kasaplar, Manifaturacılar, Bakkallar gibi)


Tarihi Belediye Konağı, Merkez Camii ve Çarşamba Köprüsü


KONYA BOZKIRLILARIN KULLANDIKLARI BAZI KELİMELER

Bozkır' daki insanların günlük hayatlarında kullanmış oldukları konuşma dilleri, Türkiye Türkçesi' nin; saflığına, arılığına, sadeliğine, temizliğine ve duruluğuna ülkemizdeki en güzel örneklerden birisi olması açısından önem arz etmektedir.
Bozkırlıların günlük hayatta kullandıkları konuşma diline ait tespiti yapılabilen kelimeler aşağıda alfabetik şekilde sıralanmıştır.

A
Aarı (Añarı) :Boyunca, hizasınca, takip ederek
Aba :Abla
Abdıl :Avlu
Absab :Çamaşır
Acans :Ajans, haber.
Accık :Azıcık.
Ağa :Ağabey.
Ağı :Zehir
Ağşam :Akşam.
Ahmat :Ahmet
Alettirik :Elektrik.
Alı :Ali
Alıç :Yabani elma
Alık :Merkebin üstüne atılan paçavra.
Allehem :Galiba, herhalde.
Allengirli :Gösterişli, dolaşık anlamlarında kullanılır.
Alma :Elma.
Ana :Anne.
Anamil :Annemgil.
Angışmak :Tırmanmak.
Annaç :Karşımda, yamacımda.
Arık :Küçük su yolu.
Armıt :Armut.
Aş :Yemek
Aşna :Haşarı, yaramaz.
Aspap, asbap :Elbise.
Atgı :1-Kaşkol, 2-Harman aleti.
Avar :Sebzelik.
Avgas :Suyun önüne çekilen küçük set.
Aydaş :Zayıf kalmış, gelişmemiş.
B
Baç :Hayvan pazarında Belediyece hayvan alım satımlarındaki vergi.
Babıç :Ayakkabı
Babamil :Babamgil
Badılcan :Patlıcan
Bağırtlak :Boyuna, bağıra dolanan böz örtü.
Bahalı :Pahalı
Baklavu :Baklava.
Bangga :Banka
Barı :Yığılma, bir yüzeyde birikme.
Barnak :Parmak.
Basındık :Bastık
Batırık :Bulgur veya düğüden yapılan mahalli bir yemek türü.
Batma :Çeşmelerin önündeki küçük havuz
Batman :Eskiden, iki-sekiz okka arasında değişen ağırlıklara verilen
Ağırlık ölçüsü birimidir. (1 Okka = 1.283 gram)
Bazar :Pazar
Bayam :Badem
Beğensimemek :Beğenmemek.
Belik, Belinik :Bölünük, bölünmüş.
Beneğarı :Düne göre daha iyi.
Beketmek :Kapatmak (tencere, çömlek gibi şeyleri.)
Beldenat :Dişli harman aleti.
Beze :Yufka açmak için hamurdan koparılan yumurta büyüklüğündeki parça.
Bicama :Pijama.
Bicik :Göğüs, meme
Bidik,bittik :Mayalı ekmek.
Birki :Sanki.
Birerleş :Birlikte, yardımlaşarak.
Bistancık :Kertenkele yavrusu
Bişek :Yayık aleti.
Bişi :Tavada yapılan hamur kabartması.
Bişirgeç :Ekmeği sac üstünde çevirmeye yarayan ağaçtan alet.
Bitik :Pekmezin kristalleşmiş hali
Boduç :Orta boyla su testisi.
Bohca :Köy ihtiyar heyetinin köylüden aldığı bir çeşit vergi adı.
Boranı :Pancar ve kabaktan yapılan yemek.
Böcü :Böcek.
Böğelek :Meyve ağaçlarında görülen bir hastalık türü.
Böğet :Set, barikat
Böğün :Bugün.
Böyrek :1-Börek 2-Böbrek anlamlarında kullanılmaktadır.
Böyü :Akrep
Böyüğana :Büyükanne.
Bula :Dişi piliç
Bullar :Buralar.
Buñ :Sıkıntı, darlık.
Bungar :Pınar
Buturak :Dikenli bir bitki tohumu.
Buzavu :Buzağı.
Büber :Biber
Bülüç :Piliç.
Bürlü :1-Bütünce, 2-Örtülü.
C-Ç
Canavar :Dar anlamda kurt
Cevüz :Ceviz
Cerge :İlkel çadır.
Cezir :Havuç
Cıbıl :Zayıf
Cığa :Süslü gelin başı
Cıplanmak :Soyunmak.
Cırcır :1-Fermuar 2-Patoz anlamlarında kullanılmaktadır.
Cırcavuk :Salatası yapılan, yenebilen lezzetli bir ot.
Cice :Abla.
Cibilliyet :Soy, nesep.
Cidav :Kavga.
Civan :Delikanlı, yiğit
Combarlak :Takla atmak.
Cozuttu :Şaşırttı, dağıttı
Cumağı, cumayı :Cuma.
Cürbüzük :Mızmız, sıska
Çabaltı :Gayret göstermek
Çalağan, Çalağan otu :Zehirleyen, taze iken zehirli olan yabani bir bitki adı.
Çalgarağı :Ekini çabuk biçmek için kullanılan bir tür büyük orak.
Çalmak :1-Çalmak 2-Zehirlemek anlamlarında kullanılır.
Çamır :Çamur
Çamış :Huysuz at, katır veya eşek.
Çapıt :Bez, paçavra
Çatalçöp :Kuş lastiği.
Çebiç :Keçi ile oğlak arası.
Çemkirmek :Bağırarak, haykırarak konuşmak, havlamak.
Çıkla :Saf, sadece, tek anlamlarında.
Çimmek :Yıkanmak, yüzmek, banyo yapmak.
Çleng :Çatının damın saçağı.
Çınggıl :Küçük üzüm taneleri.
Çıtlık (çırtlık veya cırtlık) :Çitlenbiğin meyvesi.
Çilte :Minder.
Çizi :Sebze ekilmiş küçük parçalar.
Çölte :İki ağızlı küçük kazma.
Çömmek :Çömelmek, oturmak.
Çötüre :Ağzı açık, su içilecek kap.
Çükür :Kazma aleti.
D
Dağan :Yayığın kurulduğu ağaç.
Dağar :Büyük küp.
Dahana :İşte, orada.
Dakım :1-Ağızlık (sigara içmede kullanılan) 2-Takım
Dastar :Başörtüsü.
Daş :Taş
Dayak :1-Merdiven 2-Tutanak.
Dene :Tane.
Desti :Testi.
Deşdiksire :Deştikçe
Dığan :Toprak kap.
Dıkı, dıkıcık :Biraz, birazcık
Dırendiz :Gergin tutmak
Dibek :Buğday dövülen içi oyulu taş.
Dirhem :Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü birimidir. Okkanın (1.283
gram ağılığındaki değere 1 okka denilirdi.) dört yüzde biri olan
3.25 grama 1 dirhem adı verilirdi.
Diğdel :Zayıf.
Diğverin :Deyiverin
Direzi :Zorlanan, zorlanmış
Diynek :Değnek.
Diyze :Teyze.
Dizek :Balıkların dizildiği ağaç dalı.
Dokdur :Doktor, hekim.
Dolak :Ayaktan dize kadar sarılan yün kumaş parçası.
Döşşek :Yer yatağı.
Duzlugara :Nohudun su içinde ıslatılıp, şişinceye kadar bekletilmesi ile süzülerek tuzlanması ve kavrulması sonunda elde edilen yiyeceğe verilen isimdir.
Dörpü :Törpü, eğe aleti.
Düğe :Dişi dana.
Düğen :Düven ya da döven.
Düggan :Dükkân
Düğüşşü :Gelinin yanında dolanan kadınlar.
Dünek :Tünek
Dürü :Erkek tarafından kız evine gönderilen hediye.
E-F
Ebe :Büyükanne.
Eğerçi (Eñerciğime) :Eğer ki,
Eğişmeç :Kirman
Ehliz :Uysal, söz dinleyen.
Eksıranı :Hamur kesmeye ve sıyırmaya yarayan keski aleti.
Ekşigara :Bir üzüm çeşidi.
El :1-Organ 2-Havaneli.
Elcek :1-Eldiven 2-Değirmenin taşının oynamamasını sağlayan tahta.
Ele!-Elh :Şaşırma, hayret anında söylenen söz.
Elganem (Elgama) :Çaresiz, bir iş becermekten aciz
Ellehem :Herhalde
Elevetsiz :Beceriksiz
Ember :Ucu çivili sopa.
Eşki :1-Ekşi 2-Salça
Eteñli :Geniş, enli.
Evedi :Acele, hemen.
Evtiklemek :Telaşa kapılmak
Ezen :Ezan.
Falaka :Çift sürerken hayvanların bağlandığı yer.
Fakır :Fakir
Fer :Işık.
Firik :Erkek piliç
Fişne :Vişne
Furun :Fırın.
G
Gaba :Kaba.
Gabaağaç :Meşe ağacına verilen isim.
Gabık :Kabuk
Gabırga :Kaburga
Gabış :Boynuzu olmayan keçiye verilen isim.
Galgımak :Zıplamak, hoplamak.
Galle :Haşlanmış pancar
Ganglı :Kağnı
Gaplangabağı :Kaplumbağa
Garağasbennek :Göz göre göre
Garamık :Bir çeşit dikenli çalı.
Gartınık :Kart, yaşlı
Gasaltmak :Oturtmak, yüceltmek
Gastan, gastancık :Mahsustan, rol icabı.
Gatleyen veya gatiyyen :Kat’ iyyen
Gavenez :Domates
Gavut :Öğütülmüş nohut, leblebi, dağ armut kurusu, mısır
Gayın :Gelinin erkek kardeşi.
Gayfe :Kahve.
Gayınna :Kaynana.
Gaynata :Kayınbaba
Gaysi :Kayısı
Gazangaşağı :Kurbağa yavrusu.
Gazannık :Çamaşır yıkanılan yer.
Gedebot :Suyun istenilen yöne akması için çekilen set.
Gedil :Kıldan yapılmış büyük çuval
Genğez, genez :Meğer ki
Gesi, geysü, geysi, gevüsü :Arefeden bir gün önceki gün
Gezente :Çok gezen, dolaşan
Gılime :Bağ çubuğu
Gırpık :Halı ilmeğinin fazlalığı
Gıy :Kadınların birbirlerine isimlerini anmadan seslenme şekli.
Gice :Gece
Gicimik :Dilde ekşi ve tuzlu tat bırakma anlamında.
Gilik :Keçi ve koyun dışkısından çıkan tanelere verilen isim.
Gilime :Üzüm sürgünü, filizi, asma
Gilar :Kiler
Gireği :Pazar (gün)
Gireğirtesi :Pazartesi
Goğlaşmak :Dedikodu yapmak
Goğuşmak :Sığırın çiftleşmesi
Golang :Kalın kıl ip.
Gonculuz :İnsanın uyurken üzerine çöken manevi ağırlık.
Gongşu :Komşu
Gopuk :Berduş, serseri
Gosa :Ekin biçmeye yarayan alet
Goyak :Vadi
Gozak :Kozalak
Göde :Normallerine göre büyük olup, eti yenilebilen, meşe pelidini çok seven bir güvercin çeşidi. (Yabani dağ güvercini)
Göğene :Gökyüzü
Göğerme :1-Çürüme 2-Olma
Gök :Olmamış, ham
Görümlük :Görme payı, müjde
Gözer :Kalburun büyüğü
Gumpir :Patates
Gurna :Musluk, çeşme
Gusurannıg :Banyo.
Guşluk :Sabah ile öğle arasındaki vakte verilen isim.
Gutnu :Entari
Guzang :Kuzey
Güccük :Küçük
Güdek :1-Kuyruksuz 2-Ufak boylu,tıknaz.
Gülcan :İp sarma aleti.
Gümlü :Toprak çömlek.
Güyeği, göğeyi :Damat.
H
Hadiğisa :Azarlamak.
Hapanlamak :Avuçlamak, kapmak
Hakgat :Hakikat, hakikaten.
Hamıl :Tane, dane.
Hamsin :İlkbahara yakın kış zamanı.
Hanay :Yüksekçe yapılmış arı barınağı.
Hannes :Yaramaz, haşarı
Hanggı :Hangi
Hangıraya, hangoraya :Nereye
Hapan :Avuç (ölçü birimi olarak kullanılmaktadır)
Harar :Büyük çuval
Harım :Köy ve kasabalarda evlerin önünde altı kuru taş, üstü diken ve Çalılarla çevrili fide, meyve dikilen küçük alan.
Hatıl :Taş evlerin duvarına konulan ağaç
Havas :Heves
Havayı :Hububat ürünlerinin teneke ile ölçülmesi.
Havıt (Havut) :Havuz, ( Bahçe sulamada kullanılan taş ve toprakla çevrili su birikintisi)
Hayla beri :Epeyden beri, uzun zamandır.
Hayşa :Ayşe
Hazağr :Herhalde, tahminlere göre
Hazitmek :Hazzetmek, hoşlanmak.
Hebiç :Annenin çocuğunu sırtına alarak götürmesi
Heğbe :Heybe, içine öteberi konmak için yapılan iki gözlü torba.
Helke :Madeni bakraç
Hevrü :Çabuk (ne soru sıfatı ile kullanılır)
Hımbıl :Anlayışsız, bön
Hindi :Bir çeşit başörtüsü.
Honça :Yeni doğan çocuk için verilen davet hediyesi
Honus :Tepe
Hoyraz :Poyraz.
Hödük :Kaba
Hökele :Ukala
Hömermek :Karşı çıkmak
Höykürmek :Haykırmak, bağırmak
Hursant, Hursanmak :Sefa, sefa sürmek
Hutdu :1 kilogramlık toprak maşa.
I-İ
Iğrıp :Germe ağ.
Ildırım :Yıldırım
Ildız :Yıldız
Ilkı :Davar sağma yeri
Imzık, ımzıt :Mantığa uygun hareket etmeyen
Irbık :İbrik
Iranas :Kağnı yapımında kullanılan ağaç.
Irıhtı :Sesi soluğu kesildi, soluksuz kaldı.
Irgat :İşçi
Irmanı :Ermeni
Ismıcak :İçten pazarlıklı, saman altından su yürüten, sır vermeyen.
Istar :Halı tezgahı.
İddahı :İddia
İddahılaşmak :İddialaşmak, rekabet etmek
İğdiş :Testisleri alınmış hayvan
İkindin :İkindi vakti
İkircik :İki şey arasındaki tutarsızlık durumunda söylenir.
İkiyarcılık :Taraf tutma, hizipçilik
İl :El, yabancı
İlan :Yılan
İlazım :Lazım, gerekli
İledin :Ladin
İleğen :Leğen
İletir :İnce uzun, yumru köklü toprak içinde yetişen yer altı bitkisi. Toprak üstünde çıkanı da vardır. Pişirilmeden yenir.
İli :Ilık
İmiştirmek :Kaynar suyu ılıklaştırmak
İnecek :Merdiven
İni :Kocanın erkek kardeşi
İradiyo :Radyo
İrbehim, İbraam :İbrahim
İsbirte :İspirto.
K-L
Kak :Elma, armut gibi meyvelerin kurusuna verilen isim.
Karamık :Yaprakları ekşi bir çalı türü.
Karık :Sebze tarlasının bölümleri.
Kayınmak :Kaymak.
Keçimen :Kurutulmuş üzüm çeşidi.
Kelengi :Köstebek.
Keniş :Sebze ekilmiş yerleri ayıran tümsek
Kepenek :Çoban giysisi.
Kepennik :Evin altına açılan delik
Kereksindi (kereksinmek) :Üşendi, (üşenmek, bir işi zorlanarak, nazlanarak yapmak)
Keşik :Bir işi sırayla yapmak
Keşir :Havuç
Kırkpare :Renkli bez parçalarının birbirine eklenmesiyle elde edilen örtü.
Kırzet :Önlük
Kıtal :Katil
Kiyniç :Yalçın kayalıkların göğsünde yetişen lezzetli ot.
Kinalı :İnat
Kinit :Anahtar anlamında kullanılır
Kirkit :Halı ilmeklerini sıkıştırmaya yarayan taraklı alet.
Kiyad :Kâğıt.
Koksu :Arefe günlerinde ve üç aylarda yağda pişirilen yağlı ekmek.
Koz :Ceviz, bazen gölge anlamında da kullanılır
Kömbe :Pişirilmiş hamur kabartması.
Köş :Balkon
Kutnu :Kadife kumaştan yapılmış elbise
Külüçe :Toprak kap içinde pişirilen hamura verilen isim.
Küre :Kısır merkep
Kürtün :Bir çeşit eğer.
Lasdik :Lastik.
Laylon :Naylon.
Lığla :Yumuşamış, pelte gibi olmuş.
Löküş :Lüks lambası.
M-N
Mağallak :Ortada kalma, akibeti belirsiz olma.
Mağarlak :Başlı
Malır :Marul
Mapıs :Hapishane
Mavin :Muavin
Maydem :Madem
Maydünüs :Maydonoz
Mayıs :Sığır Pisliği
Menger, meğerem :Meğer, ancak illâ anlamlarında söylenir.
Mehle :Mahalle
Mehli :Kuma
Mehlem :Merhem
Mekeci :Paracı, parayı ve menfeatini seven anlamındadır.
Meres :Kötü yaratık manasında.
Mesel, metel :Masal
Mesnet :Üzerinde yufka açılan alet
Meyre :Büyüklük, ululuk.
Meyinsimemek,meyinsimedi:Beğenmemek, beğenmedi.
Mıh :Çivi
Mıkla :Bol soğan ve kıyma ile yapılan bir yemek türü.
Mıñar :Pınar.
Mısmıl :Doğru dürüst, sanki
Mismil :Kendini beğenmiş
Misir :Mısır
Mışırıklı :Takıntılı
Mıttırık :Küçücük, ufak tefek
Muhana :Bahane
Muharı :Baca
Muşdu :Müjde
Müzümsüz :Lüzumsuz işler yapan.
Naçar :Çaresiz
Nahıl :Nasıl
Napañ? :Ne yapıyorsun?
Nepleyim? :Ne bileyim?
Nekes :Cimri.
Nikbet :Felâket, düşkün manalarında.
Nisteñg? :Ne istersin?
Nörüyoñg? :Ne yapıyorsun, Nasılsın anlamlarında.
Nurayı :Yapmacık davranan.
O-Ö-P
Okka :Eskiden 1.283 gram nispetindeki ağırlık ölçüsü birimidir.
Oklavu :Oklava
Okuncu :Düğüne davet maksadıyla gönderilen hediye
Onnar :Onlar
Oñgmamış :Adam olmamış
Omar :Ömer
Öğendire :Bir ucunda keski, diğer ucunda çivi olan uzun sopa
Öğüç :Önce
Öğümek :Kusmak için ses çıkarmak
Öğüncek :Kendini öven
Ö:lö ! :Hayret ifadesi
Önğme :Gözetlemek
Öngüç :Önce
Övcelemek :El içinde sıkarak ufalamak, gezdirmek.
Öyne :Öyle
Palaz :Kuş yavrusu, genç keklik
Pambık :Pamuk
Pardı :Toprağın dökülmemesi için dama döşenen ağaç ve tahta parçaları. Dam saçağı
Peşgir :Havlu
Pırlak :Topaç
Pür :Ardıç ağacının yaprağı
Püsgüvüt :Bisküvi
S-Ş
Sabın :Sabun
Sahtiyan :İşlenmiş deri
Sallancık :Salıncak
Salma :Bağ çubuğunun toprağa gömülerek çimlendirilmesi.
Samırdanmak :Söylenip durmak.
Samıt :Salak,geri zekalı
Sarış :Sarnıç
Saycak :Sacayak
Selcik :Lafını bilmeyen, geveze ve sulu insanlar için yakıştırmadır.
Semen :Sersemlemek
Senit :Hamur tahtası
Sırkat :Dağda yakalanan küçükbaş hayvanlar için alınan vergi.
Sıdmak :Patlamak
Sıklat :Ruhi sıkıntı
Sıracalı :Boğazda urlar çıkmasına ve bedenin bazı taraflarında yaralar
açılmasına yol açan hastalığa yakalanmış kişi.
Sındı :Makas
Silbiç :Beşiklerde bulunan çocukların hacetlerinin toplandığı
Topraktan yapılma lazımlık denebilecek araç.
Sigge :Hayvan bağlamak için yere çakılan demir
Solgu :Dibekte buğday dövmeye yarayan alet
Sındı :Makas
Songura :Sonra
Sorguç :Ağaçtan yapılan tokmağa benzer aletin adı.
Sömeşik :Uyuşuk
Susek veya susak :Su kaynaklarında veya pınarlarda gelip geçenin su içmesi için hayır amacıyla tahtadan yapılmış su tası.
Sübek veya sibek :Beşiğin altına konan çömlek, höllük.
Süksün :Ense
Sümesiye,sümeye,sürsümeye:Boş yere, boşu boşuna
Şalga :Tatlı turp.
Şam :Çam
Şavk :Işık
Şemşe :Şemsiye
Şıranha,şırana :Pekmez yapmak için üzümün suyunun çıkarıldığı yer.
Şişek :Bir yıllık kuzu
Şivşiklemek, şivşitleme :Kışkırtmak.
T-U-Ü
Tat :Dilsiz
Tavsur :Resim
Teber :Çapa cinsinden enli ağızlı bir ziraat aleti.
Tellik :Takke
Tesbık :Tespih
Tevek :Üzüm yaprağı
Teygin :Filiz
Tipildemek :Korkmak
Tokurcak :Çamaşır yıkamada çamaşıra vurularak durulamaya yarayan odundan yapılmış yassı alet.
Tomafil :Otomobil
Tomana :Ayı yavrusu
Topukdüğesi :Üç yaşında dana
Tök :Dik, anlaşılmaz, kendi halinde insan anlamındadır.
Tufran :Topraktan yapılmış yayık aleti.
Tutak,tutağı :Tutar yer, daimi iş
Tükya :Güzel kokulu bir kır çiçeği
Ucutmak :Soğutmak, korkutmak
Uğra :Unun kepeği
Utaşmak :Birine yetişmek.
Uylamak :Çatmak
Ülübe,ülübü :Fasülye
Ütmek :1-Oyunda kazanmak 2-Yakarak temizlemek
Üzlük :Toprak kap
V-Y-Z
Velesbit :Bisiklet
Verese :Mirasçı
Virmek :Vermek
Vurgun :.......’e âşık
Vurulmak :Birine âşık olmak.
Yağlık :Mendil
Yağırteken :Kertenkelenin bir türü
Yağlık :Mendil
Yakım :At
Yalak :1-Ciddiyetsiz 2-Küçük çukur
Yalınğız :Yalnız
Yamdınasıca :Yalvarıp yakaran durumuna düşmüş olma.
Yanağara :Onulmaz yara, dert, hastalık. (Kanser gibi hastalıklar için)
Yarması :Dövülmüş buğday yemeği
Yavşan :İlaç yapımında kullanılan yabani bir otun adı.
Yazmak :1-Yazmak 2-Sermek
Yılan bıçağı :Genellikle bahar mevsiminde çıkan bir ot çeşidinin adı.
Yinğişmek :Güreşmek
Yoğusa :Yoksa
Yolak :Patika yol
Yumak :Yıkamak
Yunğ :Yün
Yuvak :Toprak sıkıştırmaya yarayan silindir şeklindeki taş
Yuvamak :Damı taşla sıkıştırmak
Zabdıya :Zaptiye,asker
Zavrak :Pencere.Bazı köylerimizde balkon manasında nadiren kullanılır.
Zemheri :Kışın en şiddetli zamanı.
Zeyin :Zihin
Zırdal :Kaba,heybetli
Zimbit :Zifiri karanlık.
Yukarıdaki bilgiler; Araştırmacı Yazar Ali Ulvi ÜLKER'in "KÜLTÜR DİLİYLE BOZKIR" adlı kitabından alınmış olup, bozkir.net için güncelleştirilmiştir.

Yazdırılabilir Sayfa


Bozkır'da ulaşıma Bozkır'ın bilinen tarihinden itibaren özel bir önem verilmiştir.
Bu önemi aşağıda yazılı olan maddelerle açıklamak mümkündür;
1-M.Ö.'ki yıllarda Çarşamba Çayı ve Gökdere Çayı boyunda sanat tar
ihi ve arkeologlar ile prehistoryacı bilim adamları tarafından bulunan antik yolların varlığı,
2- Bozkır İlçesi'nin İç Anadolu Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasındaki önemli bir geçiş noktasında bulunması,
3- Homanadlar Kavmi, İsaurialılar Kavmi, Galatyalılar, Romalılar, Bizanslılar dönemlerinde önemli olan Bozkır üzerinden sıcak deniz olan Akdeniz'e, Selçukluların başkenti olan Konya'ya, Karamanoğulları'nın başkenti olan Karaman'a Bozkır üzerinden Akdeniz'e Toroslar'dan rahat ve çabuk ulaşım imkanının her zaman mevcut olması,
4- Anadolu Beylikleri döneminde de Beyşehir'de kurulmuş olan Eşrefoğulları Beyliği ile Akdeniz, İç Anadolu Bölgesi'nde kurulmuş olan diğer Anadolu Türk Beylikleri'ne Bozkır ve yollarının yakınlığı,
5- 1.700'lü yıllarda Osmanlı Devleti'nin ihtiyacı olan ve barut yapımında kullanılan güherçilenin ilçe ve civarından çıkarılıp karayolu ile Alanya'ya gönderilerek İstanbul'a ulaştırılması,
6- Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra da Bozkır ve civarında yapılan yol imar çalışmaları, bizlere Bozkır'da tarihin her döneminde yolları, ulaşımı önemli kılan ana sebepler olarak göstermektedir.
Bozkırlılar, teknolojik gelişmelere anında ayak uydurmasını bilen aydın insanlardır. Yeni Cumhuriyetimizin ilk yıllarında pek yaygın olmamakla birlikte; Konya, İstanbul, İzmir, Aydın ve Ankara gibi büyük illerde görülen motorlu ulaşım araçlarını imkan bulur bulmaz Bozkır'a getiren Bozkırlı müteşebbisler, vatandaşlarını motorlu ulaşım araçlarının nimetlerinden faydalandırmışlardır.


İlçemizin Cumhuriyetten sonraki ulaşım tarihine ışık tutması açısından Harmanpınarlı Hüseyin ÇETİN adlı hemşehrimizin aşağıdaki hatıra yazısı oldukça önem taşımaktadır.

“Babalarımızın, dedelerimizin ağzından Konya'ya Sopran, Akören, Hatunsaray cihetiyle yaya olarak 18 saatte gidilip gelindiğini duymuştum. Ama bizim çocukluğumuzda Konya'ya az da olsa otobüslerle ve kamyonlarla artık gidilip geliniyordu. Köyümüzden iki arkadaşla birlikte İvriz Köy Enstitüsü'nde tahsilde idik. Öğretmen olacaktık. Orada ilk yılımızdı. 1952 yıl başında, o kışta kıyamette yılbaşı tatilini köyümüzde daha doğrusu ailemizin sıcaklığında geçirmek için gelmiştik. Bir haftalık tatil hemencecik bitti. Artık dönüş günü gelmişti. Kışın delikanlı zamanı olan zemherideydik. Dağlar, taşlar, yazılar (ovalar) karlıydı ve o günde kar hafiften atıştırıyordu. Babalarımızla erken saatlerde Bozkır'a geldik. Kamyon, otobüs ne bulursak binip Konya'ya gidecektik. Aşıcı'nın Ali'nin (Aslen Bozkır ilçe merkezinden olan merhum Ali Şirin kastedilmektedir. Ali Şirin, nakliyecilik işi ile yıllarca uğraşmış, birçok şoför yetiştirmiş iyi bir usta idi.) kamyonu gidecekti. Kamyonun üzeri çadırlarla kapanmış, kasasına oturaklar konmuştu. Yolcu olarak on beş- yirmi kişi kadar olmuştuk. Sabah saat 09.00 sularında Çarşamba Çayı vadisine doğru kamyonumuz süzüldü. Pınarcık, Avdan ve Belkuyu köyleri hudutları içinden Konya Ovası köylerinin başlangıcı olan Apa' ya kadar yılan gibi kıvrılan derin V şeklindeki vadide ilerliyorduk. Bu vadi de bir de Jandarma Karakolu vardı. Mavi Boğazı'nda yavaş yavaş Konya'ya doğru yol almaya başladık. Meşelerin çok olduğu ormanlık bir yerde Aşıcı'nın Ali Dayı kamyonu durdurdu. Eşeklerine meşe odunu yüklemiş köylüler orada idi. Ali Dayı onları görmüş olmalı ki durmuştu. Pazarlık yapıp birkaç eşek yükü odun alıp kamyonun arka tarafına istif etti.
“Konya'da evi var oraya götürüyor galiba” diye konuşuldu. Daha öğle saatleriydi. Akşama doğru
Apa Köyü'ne ulaştık. Buradan sonrası artık tamamen Konya Ovası'nda gidecektik. Yaklaşık
60 km. yolumuz vardı. Ova dümdüz, ama yol patika idi. Yazın toz kışın çamur içinde idi. Ali
D ayı Apa çıkışında durdu. Kendinden emin deneyimli bir insan e dasıyla "Yol donuncaya kadar burada bekleyeceğiz” dedi ve kamyondan odunları indirmeye başladı. Hemen bir ateş
yakıldı. Azıklar çıkarıldı ve ateş başında yendi. Çaresiz bekleyecektik. Sanki denize açılmak için fırtınanın dinmesini bekleyen bir geminin tayfaları gibiydik. Mavi Boğazı'ndan alınan
odunların hikayesi de böylece anlaşılmıştı. Derken yatsı ezanı okundu. Yolculardan bazılarının sıkılmaları sebebiyle çıkalım artık dedikleri duyuldu. Ali Dayı ise kabul etmedi.Gece yarısına doğru yola çıktık. Ağır ağır yol alıyorduk. Yol donmuştu. Artık bu şekilde Konya'ya ulaşacağız derken kamyonumuz birden bire patinaj yapmaya başladı, gidemiyordu. İndik oldukça derin bir çukura battığımızı anladık. Ali Dayı'ya göre bu sürprizdi. Zira buradan az önce batan bir
traktör çıkarılmıştı. Orası donmadan biz batmıştık. Bu defa odunlar tekrar indi. Tekerleklerin altına bataklık yere döşendi. Hep beraber kamyonu ittik. Zar zor buradan da çıktık. Burası asfalt olmasa da oldukça bakımlı bir devlet yoluydu. Artık bir mani kalmadı derken kamyonumuz yine durdu. Bu defa da benzin bitmişti. Karaman yönünden gelen bir araç durduruldu. Ali Dayı muavini benzin için Konya'ya gönderdi. Biz orda kalan odunları yaktık. Bir kısmımız kamyon içinde titredik. Derken sabaha karşı Konya'dan benzin geldi, yola tekrar koyulduk. Konya'da Toros O teli'ne geldiğimizde (Konya'da Eski Garaj muhitinde Yıkama Yağlama adı verilen bir yer de olan Toros Oteli'nde genellikle Bozkırlılar kalırlardı. Otelin arkasında ise Kara Mustafa'nın Hanı denilen Han içinde de çay içilen kahvehaneler ve yemek yenilen lokantalar bulunmaktaydı.) sabah ezanı okunuyordu. Yaklaşık 100 km.lik Bozkır-Konya arası 20 saat sürmüştü.”


Bozkır'dan Yıllarca Yolcu Getirip Götüren Sabahattin Erişen.

1929-1930 yıllarında Şoför Bakı Dayı (Baki SELEK), (merhum Baki SELEK; Türkiye'de bir yıla yakın eğitim veren ilk şoför okulundan başarı ile mezun olup, 2 no'lu ehliyeti almaya hak kazanan ve Bozkır'ın ilk şoförlerini yetiştiren bir ustadır.) ATATÜRK'ün bindiği motorlu, tekerlekli, 1 kol ve 2 vitesli taksi şeklindeki aracı Konya ve Bozkır'a ilk getiren kişi olmuştur. Bu araç Bozkır, Konya ve Konya'ya bağlı ilçelerin en önemli işlerinde kullanılırdı. Şimdi Apa Barajı suları altında kalan “ boğaz yolu” ndan, dünyanın en güzel kalyonlarını takip eden Çarşamba Çayı bir doğa harikası idi. 1950'li yıllara kadar ham bir yoldan Konya'ya ulaşım sağlandı. Yol; toz, toprak ve çamur içinde idi. Bu sebeple her yolcu bir yol giysisi temin etmişti. Bu giysiler; eski iş elbisesi, lastik ayakkabı, kış ise kalın abalardan oluşmaktaydı. Bunların yanında arabanın arıza yapabileceği, yollarda uzun süre kalınabileceği düşünülerek bolca azık da tedarik edilir, ondan sonra yola çıkılırdı. Bozkır'ın ilk nakliyecilerini şu şekilde sıralamak mümkündür; Bakı Dayı (Baki SELEK), Kemali Usta (Kemal ALPTEKİN), Dede Dayı Lakâplı Sadrettin Hoca (Sadrettin DOĞAN), Aşıcı'nın Ali (Ali ŞİRİN), Çil Bayram, Kara Mehmet (Mehmet ERİŞEN), Hacı Hasan ERİŞEN.
Bozkır Konya karayolu eskiden Mavi Boğazı olarak adlandırılan Çarşamba Vadisi'nin devamı olan Pınarcık, Karayahya ve Kuşça köylerimizin sınırları içinden geçmekte, burada Mavi Karakolu adı verilen yer terminal gibi kullanılmakta idi.
Bozkır İlçesi'nin bağlı bütün kasaba ve köyleri ile ulaşımı çok rahat ve zahmetsizdir. İlçenin tek ve yegane ulaşımı karayolu ile olanıdır. Bozkır'ın deniz, hava ve demiryolu gibi ulaşım şekilleri bulunmamaktadır. İlçeye bağlı yaylaların yolları da muntazam olup, ağır kış şartlarının haricinde ulaşım kolaylıkla sağlanabilmektedir. İlçemizin diğer il ve ilçelerle ulaşımı çok rahat ve kolaydır. Bozkır Belediyesi ile ilçeye bağlı; Çağlayan, Dere, Sorkun, Harmanpınar, Söğüt, Dereiçi, Üçpınar, Hisarlık, Sarıoğlan ve Hamzalar Belediye teşkilatlarında toplu ulaşım araçları, yeterince araç ve makine parkı ile itfaiye teşkilatları bulunmaktadır. Bu belediyeler tarafından halkımıza verilen toplu taşıma hizmetinin yanında, özel taşıma firmaları da vatandaşlarımıza toplu taşıma konusunda hizmet vererek katkıda bulunmaktadır. Ulaşımla ilgili olarak ilçede hemen dikkati çeken önemli bir husus ise şudur: Bozkır İlçesi'nde, bağlı kasaba ve köylerinde; otobüs, inşaat makineleri, kamyon, minibüs, traktör, otomobil, traktör ve motorlu bisiklet çokluğu dikkat çekmektedir. Bu araçların trafik ve tescilleri için; Bozkır İlçesi'nde tesis edilmiş olan İlçe Emniyet Amirliği'ne bağlı Trafik ve Tescil Bürosu'nca; RA - RC ve RD serisinden sonra 2002 yılı itibarıyla RE serisi motorlu taşıtlara araç plakaları olarak verilmeye başlanmıştır. Bu durum Bozkır ve civarında motorlu araçların çokluğunu göstermektedir. Bunun bir sonucu olarak bir başka hizmet sektörü devreye sokulmuştur. Motorlu araç kullanıcıları için özel müteşebbisler tarafından ilçeye, Özel Bozkır Set Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu açılmış, vatandaşlarımızın büyük bir bölümü bu kurs tarafından yapılan ciddi ve disiplinli bir eğitimden sonra sürücü belgesi almaya hak kazanmıştır. Bozkır İlçesindeki motorlu araçların ve bu iş ile uğraşan vatandaşlarımızın çokluğu Bozkırlıları teşkilatlanmaya götürmüştür. Bu sebeple yıllar önce kurulmuş olan Türkiye Şoför ve Nakliyeciler Federasyonu'na bağlı Bozkır Şoför ve Nakliyeciler Odası'na kayıtlı şoför ve nakliyecilerin sayısı oldukça fazladır. 1976 yılında kurulan Bozkır Şoför ve Nakliyeciler Odası'nın sırayla başkanlıklarını Cevdet ŞİRİN, Memiş Kemal EROL, Ali DURAN yapmıştır. 2002 yılı itibarıyla da Mustafa ÖZTÜRK bu Oda'nın Başkanı olarak görev yapmaktadır. Bu teşekkülün yanında yine yıllar önce kurulmuş olan Sınırlı Sorumlu Bozkır Taşıyıcılar Kooperatifi de şoför ve nakliyeci esnafımızın oluşturduğu bir teşkilattır. Bu teşkilat; 1976 yılında Bozkır'da kurulmuş olup, 105 üye sayısına sahiptir. 1976 yılından bu yana Sınırlı Sorumlu Bozkır Taşıyıcılar Kooperatifi'ne sırayla; Ali ŞİŞİK, Hasan ATMACA, Mevlüt KAP, Ali ŞEN ve Abdullah YILDIRIM başkanlık yapmıştır. 2002 yılı itibarıyla da İbrahim AKGÜL bu kooperatifin başkanlığını yapmaktadır. Bozkır İlçesi'nde bulunan Sanayi Sitesi binaları yapı kooperatifleşmesi yolu ile yapılmıştır. Böylelikle oto tamircileri, oto rot ve frencileri, kaportacılar, oto yedek parça satıcıları, marangozlar ve mobilyacılar, demirciler, kaynakçılar, oto döşemecileri, oto makasçıları kira veya mülk sahibi olarak bir arada toplanmıştır. Bozkır'da motorlu taşıtların çokluğu ve nakliyeciliğin yaygın bir meslek olarak tecelli etmesi, petrol ürünleri satan şirketlere ait şubelerin istasyonlarının ilçemizde çoğalmasına da vesile olmuştur. İlçedeki petrol istasyonları; Özbil Petrol Ofisi İstasyonu, O Pet Petrol İstasyonu, Erdemler Shell Petrol İstasyonu, Mobil Petrol İstasyonu ve Koçaklar Petrol Ofisi İstasyonu şeklinde sıralanabilir. Benzin, mazot, kalorifer yakıtının yanında benzinle çalışan araçlarda LPG kullanımının yaygınlaşması neticesinde de LPG satışı yapan istasyonlar ilçemizde kurulmuş durumdadır. Bozkır İlçesi'nde nakliyecilik işi ile ilgili olarak oto alım satımı ile ilgili birçok ticari teşekkül de kendiliğinden arz-talep dengesi içinde oluşmuştur.
Burada Bozkır'da nakliyeciliğin ve şoförlük mesleğinin gelişmesinde çok büyük emekleri olanları da minnetle yad etmek gerekli olmuştur. İşte minnet ve şükranla andığımız insanlardan isimleri tespit edilebilenler; Ürküplü Mehmet YILDIRIM, Ali Galip ÖZDİNÇ (Meteleğin Galip), Ali ŞİRİN, Habib UYAR, Nihat UYAR, Azmi UYAR, Ali ŞİŞİK, Cevdet ŞİRİN, Ali TUTAR, Taka'nın Vedat, Sebahattin ERİŞEN, Musa Ağa GÜLEÇ, Ali Baki DOĞAN, Mehmet Ali OKTAY, Ahmet OKTAY (Canavar Ahmet), Memiş Kemal EROL, Ali DURAN, Fahri AKIN, Hüseyin AKIN, Kâşif OĞUL, Ali ŞEN, Talip KAYA, Hacı Mevlüt İŞLER, Ali AKKILINÇ, Abdullah KAYA, Mehmet AKGÜL, Bakı Çavuşlar, Mustafa ÖZTÜRK, Kemali ALPTEKİN, Cemal ŞİRİN, Hüseyin UYAN, İsa KANDAK, Ali KOYUNCU, Yılmaz KOYUNCU, Zühtü KOYUNCU ve Hacı Mehmet OKTAY ile isimleri yazılamayanlar... Bunları Bozkırlılar her zaman minnet ve şükranlarla anacaktır.
Artık, günümüzde insanoğlu zamana karşı yarışmakta, gün geçtikçe yeni yeni icatlarla bir yerden bir yere ulaşmada sıkıntı çekmemektedir.
Bozkır'dan ülkemizin her tarafına rahatlıkla ve süratle ulaşmak mümkündür. Ülkemizin il ve ilçelerini Bozkırımıza bağlayan yolların büyük bir bölümü asfalttır. Ancak; yapımı bitirilen Bozkır çevre yolunu, Manavgat Antalya yoluna bağlayacak olan Gölcük Yayla yolunun bir an önce bitirilip (2005) hizmete sokulması ile Bozkır'ın kalkınmışlığı daha da artacaktır. Çünkü Bozkır tünel duruşu ile ülkemizin kuzeyi ve doğusunu, güneyine bağlayan yegane geçitlerden birisidir.

Bozkır İlçesi'nin ülkemizin bazı illerine olan uzaklığı şu şekildedir:

Bozkır

İstanbul

710 km.

Bozkır

İzmir

600 km.

Bozkır

Ankara

368 km.

Bozkır

Bursa

545 km.

Bozkır

Samsun

722 km.

Bozkır

Antalya

190 km.

Bozkır

Erzurum

1.038 km.

Bozkır

Edirne

937 km.

Bozkır

Gaziantep

585 km.

Bozkır

Konya

120 km.

Bozkır

Karaman

110 km

Konya İli'ne bağlı otuz bir ilçeden birisi olan Bozkır İlçesi'nin Konya'ya bağlı diğer ilçelere olan uzaklığı ise aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Bozkır

Ahırlı

19 km.

Bozkır

Akşehir

184 km.

Bozkır

Altınekin

179 km.

Bozkır

Akören

98 km.

Bozkır

Seydişehir

51 km.

Bozkır

Beyşehir

86 km.

Bozkır

Cihanbeyli

212 km.

Bozkır

Çeltik

278 km.

Bozkır

Çumra

89 km.

Bozkır

Derbent

137 km.

Bozkır

Derebucak

96 km.

Bozkır

Doğanhisar

148 km.

Bozkır

Emirgazi

228 km.

Bozkır

Ereğli

193 km.

Bozkır

Güneysınır

82 km.

Bozkır

Hadim

50 km.

Bozkır

Halkapınar

210 km.

Bozkır

Hüyük

119 km.

Bozkır

Ilgın

167 km.

Bozkır

Karapınar

176 km.

Bozkır

Selçuklu

122 km.

Bozkır

Meram

123 km.

Bozkır

Karatay

120 km.

Bozkır

Kulu

263 km.

Bozkır

Sarayönü

165 km.

Bozkır

Taşkent

57 km.

Bozkır

Tuzlukçu

198 km.

Bozkır

Yalıhüyük

21 km.

Bozkır

Yunak

249 km.

Bozkır İlçesi'ne bağlı on kasaba ve kırk köy bulunmaktadır. Bozkır'ın kendisine bağlı kasaba ve köylerine olan uzaklıkları aşağıdaki tabloda hazırlanarak okuyucuların istifadelerine sunulmuştur:

Bozkır

Akçapınar

5 km.

Bozkır

Armutlu

46 km.

Bozkır

Arslantaş

15 km.

Bozkır

Aydınkışla

15 km.

Bozkır

Ayvalıca

28 km.

Bozkır

Babuşçular

30 km.

Bozkır

Bağyurdu

12 km.

Bozkır

Bayboğan

12 km.

Bozkır

Boyalı

34 km.

Bozkır

Bozdam

12 km.

Bozkır

Çağlayan Kasabası

7 km.

Bozkır

Dere Kasabası

10 km.

Bozkır

Dereiçi Kasabası

30 km.

Bozkır

Elmaağaç

12 km.

Bozkır

Hacılar

18 km.

Bozkır

Hacıyunuslar

26 km.

Bozkır

Hamzalar Kasabası

50 km.

Bozkır

Harmanpınar Kasabası

10 km.

Bozkır

Hisarlık Kasabası

16 km.

Bozkır

Işıklar

16 km.

Bozkır

Karabayır

13 km.

Bozkır

Karacaardıç

8 km.

Bozkır

Karacahisar

20 km.

Bozkır

Karayahya

15 km.

Bozkır

Kayacılar

25 km.

Bozkır

Kayapınar

13 km.

Bozkır

Küçükhisarlık

12 km.

Bozkır

Kınık

22 km.

Bozkır

Kızılçakır

40 km.

Bozkır

Kildere

30 km.

Bozkır

Koçaş

40 km.

Bozkır

Kovanlık

15 km.

Bozkır

Kozağaç

4 km.

Bozkır

Kuşça

18 km.

Bozkır

Pınarcık

13 km.

Bozkır

Sarıoğlan Kasabası.

35 km.

Bozkır

Sazlı

13 km.

Bozkır

Soğucak

18 km.

Bozkır

Sorkun Kasabası

15 km.

Bozkır

Söğüt Kasabası

25 km.

Bozkır

Tarlabaşı

10 km.

Bozkır

Taşbaşı

30 km.

Bozkır

Tepearası

9 km.

Bozkır

Tepelice

14 km.

Bozkır

Ulupınar

25 km.

Bozkır

Üçpınar Kasabası

10 km.

Bozkır

Yalnızca

5 km.

Bozkır

Yazdamı

10 km.

Bozkır

Yelbeği

25 km.

Bozkır

Yeniköy

47 km.

Bozkır

Yolören

5 km.


Yukarıdaki bilgiler; Araştırmacı Yazar Ali Ulvi ÜLKER'in "KÜLTÜR DİLİYLE BOZKIR" adlı kitabından alınmış olup, web sitemiz için güncelleştirilmiştir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Hakkımda

ESKİLER BENİ İYİ TANI

Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS

    Kategoriler

      Arkadaşlarım

    • Kayıt: - Toplam:
      Son Sayfa | Sonraki Sayfa
      Backgrounds From FreeGlitters.Com