| KONYA BOZKIR RESİMLERİ.....

Demir Köprüden Önceki; Ağaç Köprü, Tekel ve Orman Daireleri, Ziraat Bankası ve İşyerlerinin Bulunduğu Belediye Binasının Eski Hali

Şu Andaki Atatürk Anıtı’nın (2002) Karşısında Bulunan Eski Bozkır Hükümet Konağı’nın Yıkılmadan Önceki Hali

Şu Andaki (2002) Belediye Düğün Salonunun Yerindeki İlk Mektep Olarak Tabir Edilen Okul Binası

Cumhuriyet Meydanı’nın Kuzey Cephesinde Eskiden Bulunan İşyerleri (Kasaplar, Manifaturacılar, Bakkallar gibi)

Tarihi Belediye Konağı, Merkez Camii ve Çarşamba Köprüsü
KONYA BOZKIRLILARIN KULLANDIKLARI BAZI KELİMELER
Bozkır' daki insanların günlük hayatlarında kullanmış oldukları konuşma dilleri, Türkiye Türkçesi' nin; saflığına, arılığına, sadeliğine, temizliğine ve duruluğuna ülkemizdeki en güzel örneklerden birisi olması açısından önem arz etmektedir. Bozkırlıların günlük hayatta kullandıkları konuşma diline ait tespiti yapılabilen kelimeler aşağıda alfabetik şekilde sıralanmıştır.
A Aarı (Añarı) :Boyunca, hizasınca, takip ederek Aba :Abla Abdıl :Avlu Absab :Çamaşır Acans :Ajans, haber. Accık :Azıcık. Ağa :Ağabey. Ağı :Zehir Ağşam :Akşam. Ahmat :Ahmet Alettirik :Elektrik. Alı :Ali Alıç :Yabani elma Alık :Merkebin üstüne atılan paçavra. Allehem :Galiba, herhalde. Allengirli :Gösterişli, dolaşık anlamlarında kullanılır. Alma :Elma. Ana :Anne. Anamil :Annemgil. Angışmak :Tırmanmak. Annaç :Karşımda, yamacımda. Arık :Küçük su yolu. Armıt :Armut. Aş :Yemek Aşna :Haşarı, yaramaz. Aspap, asbap :Elbise. Atgı :1-Kaşkol, 2-Harman aleti. Avar :Sebzelik. Avgas :Suyun önüne çekilen küçük set. Aydaş :Zayıf kalmış, gelişmemiş. B Baç :Hayvan pazarında Belediyece hayvan alım satımlarındaki vergi. Babıç :Ayakkabı Babamil :Babamgil Badılcan :Patlıcan Bağırtlak :Boyuna, bağıra dolanan böz örtü. Bahalı :Pahalı Baklavu :Baklava. Bangga :Banka Barı :Yığılma, bir yüzeyde birikme. Barnak :Parmak. Basındık :Bastık Batırık :Bulgur veya düğüden yapılan mahalli bir yemek türü. Batma :Çeşmelerin önündeki küçük havuz Batman :Eskiden, iki-sekiz okka arasında değişen ağırlıklara verilen Ağırlık ölçüsü birimidir. (1 Okka = 1.283 gram) Bazar :Pazar Bayam :Badem Beğensimemek :Beğenmemek. Belik, Belinik :Bölünük, bölünmüş. Beneğarı :Düne göre daha iyi. Beketmek :Kapatmak (tencere, çömlek gibi şeyleri.) Beldenat :Dişli harman aleti. Beze :Yufka açmak için hamurdan koparılan yumurta büyüklüğündeki parça. Bicama :Pijama. Bicik :Göğüs, meme Bidik,bittik :Mayalı ekmek. Birki :Sanki. Birerleş :Birlikte, yardımlaşarak. Bistancık :Kertenkele yavrusu Bişek :Yayık aleti. Bişi :Tavada yapılan hamur kabartması. Bişirgeç :Ekmeği sac üstünde çevirmeye yarayan ağaçtan alet. Bitik :Pekmezin kristalleşmiş hali Boduç :Orta boyla su testisi. Bohca :Köy ihtiyar heyetinin köylüden aldığı bir çeşit vergi adı. Boranı :Pancar ve kabaktan yapılan yemek. Böcü :Böcek. Böğelek :Meyve ağaçlarında görülen bir hastalık türü. Böğet :Set, barikat Böğün :Bugün. Böyrek :1-Börek 2-Böbrek anlamlarında kullanılmaktadır. Böyü :Akrep Böyüğana :Büyükanne. Bula :Dişi piliç Bullar :Buralar. Buñ :Sıkıntı, darlık. Bungar :Pınar Buturak :Dikenli bir bitki tohumu. Buzavu :Buzağı. Büber :Biber Bülüç :Piliç. Bürlü :1-Bütünce, 2-Örtülü. C-Ç Canavar :Dar anlamda kurt Cevüz :Ceviz Cerge :İlkel çadır. Cezir :Havuç Cıbıl :Zayıf Cığa :Süslü gelin başı Cıplanmak :Soyunmak. Cırcır :1-Fermuar 2-Patoz anlamlarında kullanılmaktadır. Cırcavuk :Salatası yapılan, yenebilen lezzetli bir ot. Cice :Abla. Cibilliyet :Soy, nesep. Cidav :Kavga. Civan :Delikanlı, yiğit Combarlak :Takla atmak. Cozuttu :Şaşırttı, dağıttı Cumağı, cumayı :Cuma. Cürbüzük :Mızmız, sıska Çabaltı :Gayret göstermek Çalağan, Çalağan otu :Zehirleyen, taze iken zehirli olan yabani bir bitki adı. Çalgarağı :Ekini çabuk biçmek için kullanılan bir tür büyük orak. Çalmak :1-Çalmak 2-Zehirlemek anlamlarında kullanılır. Çamır :Çamur Çamış :Huysuz at, katır veya eşek. Çapıt :Bez, paçavra Çatalçöp :Kuş lastiği. Çebiç :Keçi ile oğlak arası. Çemkirmek :Bağırarak, haykırarak konuşmak, havlamak. Çıkla :Saf, sadece, tek anlamlarında. Çimmek :Yıkanmak, yüzmek, banyo yapmak. Çleng :Çatının damın saçağı. Çınggıl :Küçük üzüm taneleri. Çıtlık (çırtlık veya cırtlık) :Çitlenbiğin meyvesi. Çilte :Minder. Çizi :Sebze ekilmiş küçük parçalar. Çölte :İki ağızlı küçük kazma. Çömmek :Çömelmek, oturmak. Çötüre :Ağzı açık, su içilecek kap. Çükür :Kazma aleti. D Dağan :Yayığın kurulduğu ağaç. Dağar :Büyük küp. Dahana :İşte, orada. Dakım :1-Ağızlık (sigara içmede kullanılan) 2-Takım Dastar :Başörtüsü. Daş :Taş Dayak :1-Merdiven 2-Tutanak. Dene :Tane. Desti :Testi. Deşdiksire :Deştikçe Dığan :Toprak kap. Dıkı, dıkıcık :Biraz, birazcık Dırendiz :Gergin tutmak Dibek :Buğday dövülen içi oyulu taş. Dirhem :Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü birimidir. Okkanın (1.283 gram ağılığındaki değere 1 okka denilirdi.) dört yüzde biri olan 3.25 grama 1 dirhem adı verilirdi. Diğdel :Zayıf. Diğverin :Deyiverin Direzi :Zorlanan, zorlanmış Diynek :Değnek. Diyze :Teyze. Dizek :Balıkların dizildiği ağaç dalı. Dokdur :Doktor, hekim. Dolak :Ayaktan dize kadar sarılan yün kumaş parçası. Döşşek :Yer yatağı. Duzlugara :Nohudun su içinde ıslatılıp, şişinceye kadar bekletilmesi ile süzülerek tuzlanması ve kavrulması sonunda elde edilen yiyeceğe verilen isimdir. Dörpü :Törpü, eğe aleti. Düğe :Dişi dana. Düğen :Düven ya da döven. Düggan :Dükkân Düğüşşü :Gelinin yanında dolanan kadınlar. Dünek :Tünek Dürü :Erkek tarafından kız evine gönderilen hediye. E-F Ebe :Büyükanne. Eğerçi (Eñerciğime) :Eğer ki, Eğişmeç :Kirman Ehliz :Uysal, söz dinleyen. Eksıranı :Hamur kesmeye ve sıyırmaya yarayan keski aleti. Ekşigara :Bir üzüm çeşidi. El :1-Organ 2-Havaneli. Elcek :1-Eldiven 2-Değirmenin taşının oynamamasını sağlayan tahta. Ele!-Elh :Şaşırma, hayret anında söylenen söz. Elganem (Elgama) :Çaresiz, bir iş becermekten aciz Ellehem :Herhalde Elevetsiz :Beceriksiz Ember :Ucu çivili sopa. Eşki :1-Ekşi 2-Salça Eteñli :Geniş, enli. Evedi :Acele, hemen. Evtiklemek :Telaşa kapılmak Ezen :Ezan. Falaka :Çift sürerken hayvanların bağlandığı yer. Fakır :Fakir Fer :Işık. Firik :Erkek piliç Fişne :Vişne Furun :Fırın. G Gaba :Kaba. Gabaağaç :Meşe ağacına verilen isim. Gabık :Kabuk Gabırga :Kaburga Gabış :Boynuzu olmayan keçiye verilen isim. Galgımak :Zıplamak, hoplamak. Galle :Haşlanmış pancar Ganglı :Kağnı Gaplangabağı :Kaplumbağa Garağasbennek :Göz göre göre Garamık :Bir çeşit dikenli çalı. Gartınık :Kart, yaşlı Gasaltmak :Oturtmak, yüceltmek Gastan, gastancık :Mahsustan, rol icabı. Gatleyen veya gatiyyen :Kat’ iyyen Gavenez :Domates Gavut :Öğütülmüş nohut, leblebi, dağ armut kurusu, mısır Gayın :Gelinin erkek kardeşi. Gayfe :Kahve. Gayınna :Kaynana. Gaynata :Kayınbaba Gaysi :Kayısı Gazangaşağı :Kurbağa yavrusu. Gazannık :Çamaşır yıkanılan yer. Gedebot :Suyun istenilen yöne akması için çekilen set. Gedil :Kıldan yapılmış büyük çuval Genğez, genez :Meğer ki Gesi, geysü, geysi, gevüsü :Arefeden bir gün önceki gün Gezente :Çok gezen, dolaşan Gılime :Bağ çubuğu Gırpık :Halı ilmeğinin fazlalığı Gıy :Kadınların birbirlerine isimlerini anmadan seslenme şekli. Gice :Gece Gicimik :Dilde ekşi ve tuzlu tat bırakma anlamında. Gilik :Keçi ve koyun dışkısından çıkan tanelere verilen isim. Gilime :Üzüm sürgünü, filizi, asma Gilar :Kiler Gireği :Pazar (gün) Gireğirtesi :Pazartesi Goğlaşmak :Dedikodu yapmak Goğuşmak :Sığırın çiftleşmesi Golang :Kalın kıl ip. Gonculuz :İnsanın uyurken üzerine çöken manevi ağırlık. Gongşu :Komşu Gopuk :Berduş, serseri Gosa :Ekin biçmeye yarayan alet Goyak :Vadi Gozak :Kozalak Göde :Normallerine göre büyük olup, eti yenilebilen, meşe pelidini çok seven bir güvercin çeşidi. (Yabani dağ güvercini) Göğene :Gökyüzü Göğerme :1-Çürüme 2-Olma Gök :Olmamış, ham Görümlük :Görme payı, müjde Gözer :Kalburun büyüğü Gumpir :Patates Gurna :Musluk, çeşme Gusurannıg :Banyo. Guşluk :Sabah ile öğle arasındaki vakte verilen isim. Gutnu :Entari Guzang :Kuzey Güccük :Küçük Güdek :1-Kuyruksuz 2-Ufak boylu,tıknaz. Gülcan :İp sarma aleti. Gümlü :Toprak çömlek. Güyeği, göğeyi :Damat. H Hadiğisa :Azarlamak. Hapanlamak :Avuçlamak, kapmak Hakgat :Hakikat, hakikaten. Hamıl :Tane, dane. Hamsin :İlkbahara yakın kış zamanı. Hanay :Yüksekçe yapılmış arı barınağı. Hannes :Yaramaz, haşarı Hanggı :Hangi Hangıraya, hangoraya :Nereye Hapan :Avuç (ölçü birimi olarak kullanılmaktadır) Harar :Büyük çuval Harım :Köy ve kasabalarda evlerin önünde altı kuru taş, üstü diken ve Çalılarla çevrili fide, meyve dikilen küçük alan. Hatıl :Taş evlerin duvarına konulan ağaç Havas :Heves Havayı :Hububat ürünlerinin teneke ile ölçülmesi. Havıt (Havut) :Havuz, ( Bahçe sulamada kullanılan taş ve toprakla çevrili su birikintisi) Hayla beri :Epeyden beri, uzun zamandır. Hayşa :Ayşe Hazağr :Herhalde, tahminlere göre Hazitmek :Hazzetmek, hoşlanmak. Hebiç :Annenin çocuğunu sırtına alarak götürmesi Heğbe :Heybe, içine öteberi konmak için yapılan iki gözlü torba. Helke :Madeni bakraç Hevrü :Çabuk (ne soru sıfatı ile kullanılır) Hımbıl :Anlayışsız, bön Hindi :Bir çeşit başörtüsü. Honça :Yeni doğan çocuk için verilen davet hediyesi Honus :Tepe Hoyraz :Poyraz. Hödük :Kaba Hökele :Ukala Hömermek :Karşı çıkmak Höykürmek :Haykırmak, bağırmak Hursant, Hursanmak :Sefa, sefa sürmek Hutdu :1 kilogramlık toprak maşa. I-İ Iğrıp :Germe ağ. Ildırım :Yıldırım Ildız :Yıldız Ilkı :Davar sağma yeri Imzık, ımzıt :Mantığa uygun hareket etmeyen Irbık :İbrik Iranas :Kağnı yapımında kullanılan ağaç. Irıhtı :Sesi soluğu kesildi, soluksuz kaldı. Irgat :İşçi Irmanı :Ermeni Ismıcak :İçten pazarlıklı, saman altından su yürüten, sır vermeyen. Istar :Halı tezgahı. İddahı :İddia İddahılaşmak :İddialaşmak, rekabet etmek İğdiş :Testisleri alınmış hayvan İkindin :İkindi vakti İkircik :İki şey arasındaki tutarsızlık durumunda söylenir. İkiyarcılık :Taraf tutma, hizipçilik İl :El, yabancı İlan :Yılan İlazım :Lazım, gerekli İledin :Ladin İleğen :Leğen İletir :İnce uzun, yumru köklü toprak içinde yetişen yer altı bitkisi. Toprak üstünde çıkanı da vardır. Pişirilmeden yenir. İli :Ilık İmiştirmek :Kaynar suyu ılıklaştırmak İnecek :Merdiven İni :Kocanın erkek kardeşi İradiyo :Radyo İrbehim, İbraam :İbrahim İsbirte :İspirto. K-L Kak :Elma, armut gibi meyvelerin kurusuna verilen isim. Karamık :Yaprakları ekşi bir çalı türü. Karık :Sebze tarlasının bölümleri. Kayınmak :Kaymak. Keçimen :Kurutulmuş üzüm çeşidi. Kelengi :Köstebek. Keniş :Sebze ekilmiş yerleri ayıran tümsek Kepenek :Çoban giysisi. Kepennik :Evin altına açılan delik Kereksindi (kereksinmek) :Üşendi, (üşenmek, bir işi zorlanarak, nazlanarak yapmak) Keşik :Bir işi sırayla yapmak Keşir :Havuç Kırkpare :Renkli bez parçalarının birbirine eklenmesiyle elde edilen örtü. Kırzet :Önlük Kıtal :Katil Kiyniç :Yalçın kayalıkların göğsünde yetişen lezzetli ot. Kinalı :İnat Kinit :Anahtar anlamında kullanılır Kirkit :Halı ilmeklerini sıkıştırmaya yarayan taraklı alet. Kiyad :Kâğıt. Koksu :Arefe günlerinde ve üç aylarda yağda pişirilen yağlı ekmek. Koz :Ceviz, bazen gölge anlamında da kullanılır Kömbe :Pişirilmiş hamur kabartması. Köş :Balkon Kutnu :Kadife kumaştan yapılmış elbise Külüçe :Toprak kap içinde pişirilen hamura verilen isim. Küre :Kısır merkep Kürtün :Bir çeşit eğer. Lasdik :Lastik. Laylon :Naylon. Lığla :Yumuşamış, pelte gibi olmuş. Löküş :Lüks lambası. M-N Mağallak :Ortada kalma, akibeti belirsiz olma. Mağarlak :Başlı Malır :Marul Mapıs :Hapishane Mavin :Muavin Maydem :Madem Maydünüs :Maydonoz Mayıs :Sığır Pisliği Menger, meğerem :Meğer, ancak illâ anlamlarında söylenir. Mehle :Mahalle Mehli :Kuma Mehlem :Merhem Mekeci :Paracı, parayı ve menfeatini seven anlamındadır. Meres :Kötü yaratık manasında. Mesel, metel :Masal Mesnet :Üzerinde yufka açılan alet Meyre :Büyüklük, ululuk. Meyinsimemek,meyinsimedi:Beğenmemek, beğenmedi. Mıh :Çivi Mıkla :Bol soğan ve kıyma ile yapılan bir yemek türü. Mıñar :Pınar. Mısmıl :Doğru dürüst, sanki Mismil :Kendini beğenmiş Misir :Mısır Mışırıklı :Takıntılı Mıttırık :Küçücük, ufak tefek Muhana :Bahane Muharı :Baca Muşdu :Müjde Müzümsüz :Lüzumsuz işler yapan. Naçar :Çaresiz Nahıl :Nasıl Napañ? :Ne yapıyorsun? Nepleyim? :Ne bileyim? Nekes :Cimri. Nikbet :Felâket, düşkün manalarında. Nisteñg? :Ne istersin? Nörüyoñg? :Ne yapıyorsun, Nasılsın anlamlarında. Nurayı :Yapmacık davranan. O-Ö-P Okka :Eskiden 1.283 gram nispetindeki ağırlık ölçüsü birimidir. Oklavu :Oklava Okuncu :Düğüne davet maksadıyla gönderilen hediye Onnar :Onlar Oñgmamış :Adam olmamış Omar :Ömer Öğendire :Bir ucunda keski, diğer ucunda çivi olan uzun sopa Öğüç :Önce Öğümek :Kusmak için ses çıkarmak Öğüncek :Kendini öven Ö:lö ! :Hayret ifadesi Önğme :Gözetlemek Öngüç :Önce Övcelemek :El içinde sıkarak ufalamak, gezdirmek. Öyne :Öyle Palaz :Kuş yavrusu, genç keklik Pambık :Pamuk Pardı :Toprağın dökülmemesi için dama döşenen ağaç ve tahta parçaları. Dam saçağı Peşgir :Havlu Pırlak :Topaç Pür :Ardıç ağacının yaprağı Püsgüvüt :Bisküvi S-Ş Sabın :Sabun Sahtiyan :İşlenmiş deri Sallancık :Salıncak Salma :Bağ çubuğunun toprağa gömülerek çimlendirilmesi. Samırdanmak :Söylenip durmak. Samıt :Salak,geri zekalı Sarış :Sarnıç Saycak :Sacayak Selcik :Lafını bilmeyen, geveze ve sulu insanlar için yakıştırmadır. Semen :Sersemlemek Senit :Hamur tahtası Sırkat :Dağda yakalanan küçükbaş hayvanlar için alınan vergi. Sıdmak :Patlamak Sıklat :Ruhi sıkıntı Sıracalı :Boğazda urlar çıkmasına ve bedenin bazı taraflarında yaralar açılmasına yol açan hastalığa yakalanmış kişi. Sındı :Makas Silbiç :Beşiklerde bulunan çocukların hacetlerinin toplandığı Topraktan yapılma lazımlık denebilecek araç. Sigge :Hayvan bağlamak için yere çakılan demir Solgu :Dibekte buğday dövmeye yarayan alet Sındı :Makas Songura :Sonra Sorguç :Ağaçtan yapılan tokmağa benzer aletin adı. Sömeşik :Uyuşuk Susek veya susak :Su kaynaklarında veya pınarlarda gelip geçenin su içmesi için hayır amacıyla tahtadan yapılmış su tası. Sübek veya sibek :Beşiğin altına konan çömlek, höllük. Süksün :Ense Sümesiye,sümeye,sürsümeye:Boş yere, boşu boşuna Şalga :Tatlı turp. Şam :Çam Şavk :Işık Şemşe :Şemsiye Şıranha,şırana :Pekmez yapmak için üzümün suyunun çıkarıldığı yer. Şişek :Bir yıllık kuzu Şivşiklemek, şivşitleme :Kışkırtmak. T-U-Ü Tat :Dilsiz Tavsur :Resim Teber :Çapa cinsinden enli ağızlı bir ziraat aleti. Tellik :Takke Tesbık :Tespih Tevek :Üzüm yaprağı Teygin :Filiz Tipildemek :Korkmak Tokurcak :Çamaşır yıkamada çamaşıra vurularak durulamaya yarayan odundan yapılmış yassı alet. Tomafil :Otomobil Tomana :Ayı yavrusu Topukdüğesi :Üç yaşında dana Tök :Dik, anlaşılmaz, kendi halinde insan anlamındadır. Tufran :Topraktan yapılmış yayık aleti. Tutak,tutağı :Tutar yer, daimi iş Tükya :Güzel kokulu bir kır çiçeği Ucutmak :Soğutmak, korkutmak Uğra :Unun kepeği Utaşmak :Birine yetişmek. Uylamak :Çatmak Ülübe,ülübü :Fasülye Ütmek :1-Oyunda kazanmak 2-Yakarak temizlemek Üzlük :Toprak kap V-Y-Z Velesbit :Bisiklet Verese :Mirasçı Virmek :Vermek Vurgun :.......’e âşık Vurulmak :Birine âşık olmak. Yağlık :Mendil Yağırteken :Kertenkelenin bir türü Yağlık :Mendil Yakım :At Yalak :1-Ciddiyetsiz 2-Küçük çukur Yalınğız :Yalnız Yamdınasıca :Yalvarıp yakaran durumuna düşmüş olma. Yanağara :Onulmaz yara, dert, hastalık. (Kanser gibi hastalıklar için) Yarması :Dövülmüş buğday yemeği Yavşan :İlaç yapımında kullanılan yabani bir otun adı. Yazmak :1-Yazmak 2-Sermek Yılan bıçağı :Genellikle bahar mevsiminde çıkan bir ot çeşidinin adı. Yinğişmek :Güreşmek Yoğusa :Yoksa Yolak :Patika yol Yumak :Yıkamak Yunğ :Yün Yuvak :Toprak sıkıştırmaya yarayan silindir şeklindeki taş Yuvamak :Damı taşla sıkıştırmak Zabdıya :Zaptiye,asker Zavrak :Pencere.Bazı köylerimizde balkon manasında nadiren kullanılır. Zemheri :Kışın en şiddetli zamanı. Zeyin :Zihin Zırdal :Kaba,heybetli Zimbit :Zifiri karanlık.
Yukarıdaki bilgiler; Araştırmacı Yazar Ali Ulvi ÜLKER'in "KÜLTÜR DİLİYLE BOZKIR" adlı kitabından alınmış olup, bozkir.net için güncelleştirilmiştir.

Bozkır'da ulaşıma Bozkır'ın bilinen tarihinden itibaren özel bir önem verilmiştir. Bu önemi aşağıda yazılı olan maddelerle açıklamak mümkündür; 1-M.Ö.'ki yıllarda Çarşamba Çayı ve Gökdere Çayı boyunda sanat tar
ihi ve arkeologlar ile prehistoryacı bilim adamları tarafından bulunan antik yolların varlığı, 2- Bozkır İlçesi'nin İç Anadolu Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasındaki önemli bir geçiş noktasında bulunması, 3- Homanadlar Kavmi, İsaurialılar Kavmi, Galatyalılar, Romalılar, Bizanslılar dönemlerinde önemli olan Bozkır üzerinden sıcak deniz olan Akdeniz'e, Selçukluların başkenti olan Konya'ya, Karamanoğulları'nın başkenti olan Karaman'a Bozkır üzerinden Akdeniz'e Toroslar'dan rahat ve çabuk ulaşım imkanının her zaman mevcut olması, 4- Anadolu Beylikleri döneminde de Beyşehir'de kurulmuş olan Eşrefoğulları Beyliği ile Akdeniz, İç Anadolu Bölgesi'nde kurulmuş olan diğer Anadolu Türk Beylikleri'ne Bozkır ve yollarının yakınlığı, 5- 1.700'lü yıllarda Osmanlı Devleti'nin ihtiyacı olan ve barut yapımında kullanılan güherçilenin ilçe ve civarından çıkarılıp karayolu ile Alanya'ya gönderilerek İstanbul'a ulaştırılması, 6- Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra da Bozkır ve civarında yapılan yol imar çalışmaları, bizlere Bozkır'da tarihin her döneminde yolları, ulaşımı önemli kılan ana sebepler olarak göstermektedir. Bozkırlılar, teknolojik gelişmelere anında ayak uydurmasını bilen aydın insanlardır. Yeni Cumhuriyetimizin ilk yıllarında pek yaygın olmamakla birlikte; Konya, İstanbul, İzmir, Aydın ve Ankara gibi büyük illerde görülen motorlu ulaşım araçlarını imkan bulur bulmaz Bozkır'a getiren Bozkırlı müteşebbisler, vatandaşlarını motorlu ulaşım araçlarının nimetlerinden faydalandırmışlardır.
İlçemizin Cumhuriyetten sonraki ulaşım tarihine ışık tutması açısından Harmanpınarlı Hüseyin ÇETİN adlı hemşehrimizin aşağıdaki hatıra yazısı oldukça önem taşımaktadır.
“Babalarımızın, dedelerimizin ağzından Konya'ya Sopran, Akören, Hatunsaray cihetiyle yaya olarak 18 saatte gidilip gelindiğini duymuştum. Ama bizim çocukluğumuzda Konya'ya az da olsa otobüslerle ve kamyonlarla artık gidilip geliniyordu. Köyümüzden iki arkadaşla birlikte İvriz Köy Enstitüsü'nde tahsilde idik. Öğretmen olacaktık. Orada ilk yılımızdı. 1952 yıl başında, o kışta kıyamette yılbaşı tatilini köyümüzde daha doğrusu ailemizin sıcaklığında geçirmek için gelmiştik. Bir haftalık tatil hemencecik bitti. Artık dönüş günü gelmişti. Kışın delikanlı zamanı olan zemherideydik. Dağlar, taşlar, yazılar (ovalar) karlıydı ve o günde kar hafiften atıştırıyordu. Babalarımızla erken saatlerde Bozkır'a geldik. Kamyon, otobüs ne bulursak binip Konya'ya gidecektik. Aşıcı'nın Ali'nin (Aslen Bozkır ilçe merkezinden olan merhum Ali Şirin kastedilmektedir. Ali Şirin, nakliyecilik işi ile yıllarca uğraşmış, birçok şoför yetiştirmiş iyi bir usta idi.) kamyonu gidecekti. Kamyonun üzeri çadırlarla kapanmış, kasasına oturaklar konmuştu. Yolcu olarak on beş- yirmi kişi kadar olmuştuk. Sabah saat 09.00 sularında Çarşamba Çayı vadisine doğru kamyonumuz süzüldü. Pınarcık, Avdan ve Belkuyu köyleri hudutları içinden Konya Ovası köylerinin başlangıcı olan Apa' ya kadar yılan gibi kıvrılan derin V şeklindeki vadide ilerliyorduk. Bu vadi de bir de Jandarma Karakolu vardı. Mavi Boğazı'nda yavaş yavaş Konya'ya doğru yol almaya başladık. Meşelerin çok olduğu ormanlık bir yerde Aşıcı'nın Ali Dayı kamyonu durdurdu. Eşeklerine meşe odunu yüklemiş köylüler orada idi. Ali Dayı onları görmüş olmalı ki durmuştu. Pazarlık yapıp birkaç eşek yükü odun alıp kamyonun arka tarafına istif etti. “Konya'da evi var oraya götürüyor galiba” diye konuşuldu. Daha öğle saatleriydi. Akşama doğru Apa Köyü'ne ulaştık. Buradan sonrası artık tamamen Konya Ovası'nda gidecektik. Yaklaşık 60 km. yolumuz vardı. Ova dümdüz, ama yol patika idi. Yazın toz kışın çamur içinde idi. Ali D ayı Apa çıkışında durdu. Kendinden emin deneyimli bir insan e dasıyla "Yol donuncaya kadar burada bekleyeceğiz” dedi ve kamyondan odunları indirmeye başladı. Hemen bir ateş yakıldı. Azıklar çıkarıldı ve ateş başında yendi. Çaresiz bekleyecektik. Sanki denize açılmak için fırtınanın dinmesini bekleyen bir geminin tayfaları gibiydik. Mavi Boğazı'ndan alınan odunların hikayesi de böylece anlaşılmıştı. Derken yatsı ezanı okundu. Yolculardan bazılarının sıkılmaları sebebiyle çıkalım artık dedikleri duyuldu. Ali Dayı ise kabul etmedi.Gece yarısına doğru yola çıktık. Ağır ağır yol alıyorduk. Yol donmuştu. Artık bu şekilde Konya'ya ulaşacağız derken kamyonumuz birden bire patinaj yapmaya başladı, gidemiyordu. İndik oldukça derin bir çukura battığımızı anladık. Ali Dayı'ya göre bu sürprizdi. Zira buradan az önce batan bir traktör çıkarılmıştı. Orası donmadan biz batmıştık. Bu defa odunlar tekrar indi. Tekerleklerin altına bataklık yere döşendi. Hep beraber kamyonu ittik. Zar zor buradan da çıktık. Burası asfalt olmasa da oldukça bakımlı bir devlet yoluydu. Artık bir mani kalmadı derken kamyonumuz yine durdu. Bu defa da benzin bitmişti. Karaman yönünden gelen bir araç durduruldu. Ali Dayı muavini benzin için Konya'ya gönderdi. Biz orda kalan odunları yaktık. Bir kısmımız kamyon içinde titredik. Derken sabaha karşı Konya'dan benzin geldi, yola tekrar koyulduk. Konya'da Toros O teli'ne geldiğimizde (Konya'da Eski Garaj muhitinde Yıkama Yağlama adı verilen bir yer de olan Toros Oteli'nde genellikle Bozkırlılar kalırlardı. Otelin arkasında ise Kara Mustafa'nın Hanı denilen Han içinde de çay içilen kahvehaneler ve yemek yenilen lokantalar bulunmaktaydı.) sabah ezanı okunuyordu. Yaklaşık 100 km.lik Bozkır-Konya arası 20 saat sürmüştü.”

Bozkır'dan Yıllarca Yolcu Getirip Götüren Sabahattin Erişen.
1929-1930 yıllarında Şoför Bakı Dayı (Baki SELEK), (merhum Baki SELEK; Türkiye'de bir yıla yakın eğitim veren ilk şoför okulundan başarı ile mezun olup, 2 no'lu ehliyeti almaya hak kazanan ve Bozkır'ın ilk şoförlerini yetiştiren bir ustadır.) ATATÜRK'ün bindiği motorlu, tekerlekli, 1 kol ve 2 vitesli taksi şeklindeki aracı Konya ve Bozkır'a ilk getiren kişi olmuştur. Bu araç Bozkır, Konya ve Konya'ya bağlı ilçelerin en önemli işlerinde kullanılırdı. Şimdi Apa Barajı suları altında kalan “ boğaz yolu” ndan, dünyanın en güzel kalyonlarını takip eden Çarşamba Çayı bir doğa harikası idi. 1950'li yıllara kadar ham bir yoldan Konya'ya ulaşım sağlandı. Yol; toz, toprak ve çamur içinde idi. Bu sebeple her yolcu bir yol giysisi temin etmişti. Bu giysiler; eski iş elbisesi, lastik ayakkabı, kış ise kalın abalardan oluşmaktaydı. Bunların yanında arabanın arıza yapabileceği, yollarda uzun süre kalınabileceği düşünülerek bolca azık da tedarik edilir, ondan sonra yola çıkılırdı. Bozkır'ın ilk nakliyecilerini şu şekilde sıralamak mümkündür; Bakı Dayı (Baki SELEK), Kemali Usta (Kemal ALPTEKİN), Dede Dayı Lakâplı Sadrettin Hoca (Sadrettin DOĞAN), Aşıcı'nın Ali (Ali ŞİRİN), Çil Bayram, Kara Mehmet (Mehmet ERİŞEN), Hacı Hasan ERİŞEN. Bozkır Konya karayolu eskiden Mavi Boğazı olarak adlandırılan Çarşamba Vadisi'nin devamı olan Pınarcık, Karayahya ve Kuşça köylerimizin sınırları içinden geçmekte, burada Mavi Karakolu adı verilen yer terminal gibi kullanılmakta idi. Bozkır İlçesi'nin bağlı bütün kasaba ve köyleri ile ulaşımı çok rahat ve zahmetsizdir. İlçenin tek ve yegane ulaşımı karayolu ile olanıdır. Bozkır'ın deniz, hava ve demiryolu gibi ulaşım şekilleri bulunmamaktadır. İlçeye bağlı yaylaların yolları da muntazam olup, ağır kış şartlarının haricinde ulaşım kolaylıkla sağlanabilmektedir. İlçemizin diğer il ve ilçelerle ulaşımı çok rahat ve kolaydır. Bozkır Belediyesi ile ilçeye bağlı; Çağlayan, Dere, Sorkun, Harmanpınar, Söğüt, Dereiçi, Üçpınar, Hisarlık, Sarıoğlan ve Hamzalar Belediye teşkilatlarında toplu ulaşım araçları, yeterince araç ve makine parkı ile itfaiye teşkilatları bulunmaktadır. Bu belediyeler tarafından halkımıza verilen toplu taşıma hizmetinin yanında, özel taşıma firmaları da vatandaşlarımıza toplu taşıma konusunda hizmet vererek katkıda bulunmaktadır. Ulaşımla ilgili olarak ilçede hemen dikkati çeken önemli bir husus ise şudur: Bozkır İlçesi'nde, bağlı kasaba ve köylerinde; otobüs, inşaat makineleri, kamyon, minibüs, traktör, otomobil, traktör ve motorlu bisiklet çokluğu dikkat çekmektedir. Bu araçların trafik ve tescilleri için; Bozkır İlçesi'nde tesis edilmiş olan İlçe Emniyet Amirliği'ne bağlı Trafik ve Tescil Bürosu'nca; RA - RC ve RD serisinden sonra 2002 yılı itibarıyla RE serisi motorlu taşıtlara araç plakaları olarak verilmeye başlanmıştır. Bu durum Bozkır ve civarında motorlu araçların çokluğunu göstermektedir. Bunun bir sonucu olarak bir başka hizmet sektörü devreye sokulmuştur. Motorlu araç kullanıcıları için özel müteşebbisler tarafından ilçeye, Özel Bozkır Set Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu açılmış, vatandaşlarımızın büyük bir bölümü bu kurs tarafından yapılan ciddi ve disiplinli bir eğitimden sonra sürücü belgesi almaya hak kazanmıştır. Bozkır İlçesindeki motorlu araçların ve bu iş ile uğraşan vatandaşlarımızın çokluğu Bozkırlıları teşkilatlanmaya götürmüştür. Bu sebeple yıllar önce kurulmuş olan Türkiye Şoför ve Nakliyeciler Federasyonu'na bağlı Bozkır Şoför ve Nakliyeciler Odası'na kayıtlı şoför ve nakliyecilerin sayısı oldukça fazladır. 1976 yılında kurulan Bozkır Şoför ve Nakliyeciler Odası'nın sırayla başkanlıklarını Cevdet ŞİRİN, Memiş Kemal EROL, Ali DURAN yapmıştır. 2002 yılı itibarıyla da Mustafa ÖZTÜRK bu Oda'nın Başkanı olarak görev yapmaktadır. Bu teşekkülün yanında yine yıllar önce kurulmuş olan Sınırlı Sorumlu Bozkır Taşıyıcılar Kooperatifi de şoför ve nakliyeci esnafımızın oluşturduğu bir teşkilattır. Bu teşkilat; 1976 yılında Bozkır'da kurulmuş olup, 105 üye sayısına sahiptir. 1976 yılından bu yana Sınırlı Sorumlu Bozkır Taşıyıcılar Kooperatifi'ne sırayla; Ali ŞİŞİK, Hasan ATMACA, Mevlüt KAP, Ali ŞEN ve Abdullah YILDIRIM başkanlık yapmıştır. 2002 yılı itibarıyla da İbrahim AKGÜL bu kooperatifin başkanlığını yapmaktadır. Bozkır İlçesi'nde bulunan Sanayi Sitesi binaları yapı kooperatifleşmesi yolu ile yapılmıştır. Böylelikle oto tamircileri, oto rot ve frencileri, kaportacılar, oto yedek parça satıcıları, marangozlar ve mobilyacılar, demirciler, kaynakçılar, oto döşemecileri, oto makasçıları kira veya mülk sahibi olarak bir arada toplanmıştır. Bozkır'da motorlu taşıtların çokluğu ve nakliyeciliğin yaygın bir meslek olarak tecelli etmesi, petrol ürünleri satan şirketlere ait şubelerin istasyonlarının ilçemizde çoğalmasına da vesile olmuştur. İlçedeki petrol istasyonları; Özbil Petrol Ofisi İstasyonu, O Pet Petrol İstasyonu, Erdemler Shell Petrol İstasyonu, Mobil Petrol İstasyonu ve Koçaklar Petrol Ofisi İstasyonu şeklinde sıralanabilir. Benzin, mazot, kalorifer yakıtının yanında benzinle çalışan araçlarda LPG kullanımının yaygınlaşması neticesinde de LPG satışı yapan istasyonlar ilçemizde kurulmuş durumdadır. Bozkır İlçesi'nde nakliyecilik işi ile ilgili olarak oto alım satımı ile ilgili birçok ticari teşekkül de kendiliğinden arz-talep dengesi içinde oluşmuştur. Burada Bozkır'da nakliyeciliğin ve şoförlük mesleğinin gelişmesinde çok büyük emekleri olanları da minnetle yad etmek gerekli olmuştur. İşte minnet ve şükranla andığımız insanlardan isimleri tespit edilebilenler; Ürküplü Mehmet YILDIRIM, Ali Galip ÖZDİNÇ (Meteleğin Galip), Ali ŞİRİN, Habib UYAR, Nihat UYAR, Azmi UYAR, Ali ŞİŞİK, Cevdet ŞİRİN, Ali TUTAR, Taka'nın Vedat, Sebahattin ERİŞEN, Musa Ağa GÜLEÇ, Ali Baki DOĞAN, Mehmet Ali OKTAY, Ahmet OKTAY (Canavar Ahmet), Memiş Kemal EROL, Ali DURAN, Fahri AKIN, Hüseyin AKIN, Kâşif OĞUL, Ali ŞEN, Talip KAYA, Hacı Mevlüt İŞLER, Ali AKKILINÇ, Abdullah KAYA, Mehmet AKGÜL, Bakı Çavuşlar, Mustafa ÖZTÜRK, Kemali ALPTEKİN, Cemal ŞİRİN, Hüseyin UYAN, İsa KANDAK, Ali KOYUNCU, Yılmaz KOYUNCU, Zühtü KOYUNCU ve Hacı Mehmet OKTAY ile isimleri yazılamayanlar... Bunları Bozkırlılar her zaman minnet ve şükranlarla anacaktır. Artık, günümüzde insanoğlu zamana karşı yarışmakta, gün geçtikçe yeni yeni icatlarla bir yerden bir yere ulaşmada sıkıntı çekmemektedir. Bozkır'dan ülkemizin her tarafına rahatlıkla ve süratle ulaşmak mümkündür. Ülkemizin il ve ilçelerini Bozkırımıza bağlayan yolların büyük bir bölümü asfalttır. Ancak; yapımı bitirilen Bozkır çevre yolunu, Manavgat Antalya yoluna bağlayacak olan Gölcük Yayla yolunun bir an önce bitirilip (2005) hizmete sokulması ile Bozkır'ın kalkınmışlığı daha da artacaktır. Çünkü Bozkır tünel duruşu ile ülkemizin kuzeyi ve doğusunu, güneyine bağlayan yegane geçitlerden birisidir.
Bozkır İlçesi'nin ülkemizin bazı illerine olan uzaklığı şu şekildedir:
|
Bozkır
|
İstanbul
|
710 km.
|
|
Bozkır
|
İzmir
|
600 km.
|
|
Bozkır
|
Ankara
|
368 km.
|
|
Bozkır
|
Bursa
|
545 km.
|
|
Bozkır
|
Samsun
|
722 km.
|
|
Bozkır
|
Antalya
|
190 km.
|
|
Bozkır
|
Erzurum
|
1.038 km.
|
|
Bozkır
|
Edirne
|
937 km.
|
|
Bozkır
|
Gaziantep
|
585 km.
|
|
Bozkır
|
Konya
|
120 km.
|
|
Bozkır
|
Karaman
|
110 km
|
Konya İli'ne bağlı otuz bir ilçeden birisi olan Bozkır İlçesi'nin Konya'ya bağlı diğer ilçelere olan uzaklığı ise aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
|
Bozkır
|
Ahırlı
|
19 km.
|
|
Bozkır
|
Akşehir
|
184 km.
|
|
Bozkır
|
Altınekin
|
179 km.
|
|
Bozkır
|
Akören
|
98 km.
|
|
Bozkır
|
Seydişehir
|
51 km.
|
|
Bozkır
|
Beyşehir
|
86 km.
|
|
Bozkır
|
Cihanbeyli
|
212 km.
|
|
Bozkır
|
Çeltik
|
278 km.
|
|
Bozkır
|
Çumra
|
89 km.
|
|
Bozkır
|
Derbent
|
137 km.
|
|
Bozkır
|
Derebucak
|
96 km.
|
|
Bozkır
|
Doğanhisar
|
148 km.
|
|
Bozkır
|
Emirgazi
|
228 km.
|
|
Bozkır
|
Ereğli
|
193 km.
|
|
Bozkır
|
Güneysınır
|
82 km.
|
|
Bozkır
|
Hadim
|
50 km.
|
|
Bozkır
|
Halkapınar
|
210 km.
|
|
Bozkır
|
Hüyük
|
119 km.
|
|
Bozkır
|
Ilgın
|
167 km.
|
|
Bozkır
|
Karapınar
|
176 km.
|
|
Bozkır
|
Selçuklu
|
122 km.
|
|
Bozkır
|
Meram
|
123 km.
|
|
Bozkır
|
Karatay
|
120 km.
|
|
Bozkır
|
Kulu
|
263 km.
|
|
Bozkır
|
Sarayönü
|
165 km.
|
|
Bozkır
|
Taşkent
|
57 km.
|
|
Bozkır
|
Tuzlukçu
|
198 km.
|
|
Bozkır
|
Yalıhüyük
|
21 km.
|
|
Bozkır
|
Yunak
|
249 km.
|
Bozkır İlçesi'ne bağlı on kasaba ve kırk köy bulunmaktadır. Bozkır'ın kendisine bağlı kasaba ve köylerine olan uzaklıkları aşağıdaki tabloda hazırlanarak okuyucuların istifadelerine sunulmuştur:
|
Bozkır
|
Akçapınar
|
5 km.
|
|
Bozkır
|
Armutlu
|
46 km.
|
|
Bozkır
|
Arslantaş
|
15 km.
|
|
Bozkır
|
Aydınkışla
|
15 km.
|
|
Bozkır
|
Ayvalıca
|
28 km.
|
|
Bozkır
|
Babuşçular
|
30 km.
|
|
Bozkır
|
Bağyurdu
|
12 km.
|
|
Bozkır
|
Bayboğan
|
12 km.
|
|
Bozkır
|
Boyalı
|
34 km.
|
|
Bozkır
|
Bozdam
|
12 km.
|
|
Bozkır
|
Çağlayan Kasabası
|
7 km.
|
|
Bozkır
|
Dere Kasabası
|
10 km.
|
|
Bozkır
|
Dereiçi Kasabası
|
30 km.
|
|
Bozkır
|
Elmaağaç
|
12 km.
|
|
Bozkır
|
Hacılar
|
18 km.
|
|
Bozkır
|
Hacıyunuslar
|
26 km.
|
|
Bozkır
|
Hamzalar Kasabası
|
50 km.
|
|
Bozkır
|
Harmanpınar Kasabası
|
10 km.
|
|
Bozkır
|
Hisarlık Kasabası
|
16 km.
|
|
Bozkır
|
Işıklar
|
16 km.
|
|
Bozkır
|
Karabayır
|
13 km.
|
|
Bozkır
|
Karacaardıç
|
8 km.
|
|
Bozkır
|
Karacahisar
|
20 km.
|
|
Bozkır
|
Karayahya
|
15 km.
|
|
Bozkır
|
Kayacılar
|
25 km.
|
|
Bozkır
|
Kayapınar
|
13 km.
|
|
Bozkır
|
Küçükhisarlık
|
12 km.
|
|
Bozkır
|
Kınık
|
22 km.
|
|
Bozkır
|
Kızılçakır
|
40 km.
|
|
Bozkır
|
Kildere
|
30 km.
|
|
Bozkır
|
Koçaş
|
40 km.
|
|
Bozkır
|
Kovanlık
|
15 km.
|
|
Bozkır
|
Kozağaç
|
4 km.
|
|
Bozkır
|
Kuşça
|
18 km.
|
|
Bozkır
|
Pınarcık
|
13 km.
|
|
Bozkır
|
Sarıoğlan Kasabası.
|
35 km.
|
|
Bozkır
|
Sazlı
|
13 km.
|
|
Bozkır
|
Soğucak
|
18 km.
|
|
Bozkır
|
Sorkun Kasabası
|
15 km.
|
|
Bozkır
|
Söğüt Kasabası
|
25 km.
|
|
Bozkır
|
Tarlabaşı
|
10 km.
|
|
Bozkır
|
Taşbaşı
|
30 km.
|
|
Bozkır
|
Tepearası
|
9 km.
|
|
Bozkır
|
Tepelice
|
14 km.
|
|
Bozkır
|
Ulupınar
|
25 km.
|
|
Bozkır
|
Üçpınar Kasabası
|
10 km.
|
|
Bozkır
|
Yalnızca
|
5 km.
|
|
Bozkır
|
Yazdamı
|
10 km.
|
|
Bozkır
|
Yelbeği
|
25 km.
|
|
Bozkır
|
Yeniköy
|
47 km.
|
|
Bozkır
|
Yolören
|
5 km.
|
Yukarıdaki bilgiler; Araştırmacı Yazar Ali Ulvi ÜLKER'in "KÜLTÜR DİLİYLE BOZKIR" adlı kitabından alınmış olup, web sitemiz için güncelleştirilmiştir.
|